BASINDA TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ

04.03.2005 - Yeni Asya - Mustafa ÖZCAN

Papaya duâ makamında

Türk-İslâm Birliği dergisinin tanıtım toplantısında konuşan Prof. Ömer Aksu, Batı'nın izmihlâl ve yıkılışının üç temel dinamiğine ve unsuruna temas etti. Bunlardan birisi ırkçılık, diğer ikisi de içki, uyuşturucu, hevesiyatın ve bencilliğin körüklediği uçkur düşkünlüğü ve bunun sonucu aile düzeninin yıkılması ve nüfus artış hızının kesilmesi ve gerilemesidir. Bunların ilâçlarının tamamı İslâmda var, ama cemiyet olarak değerlerimizi muhafaza edebilirsek. Batılılaşmak ise bizi bu değerlerden uzaklaştırıyor.

Can Dündar geçenlerde Avustralya dönüşü bir yazı kaleme almış ve yazısında Ömer Aksu'nun teşhisini doğrulayan veriler aktarıyor. Sözgelimi, karşılaştıkları ırkçılık illeti yüzünden Aborjinler İslâmiyeti seçiyorlarmış. İslâmiyeti seçmelerinin nedeni şöyle izah ediliyor: "Hıristiyanlık burada işgalcilerle özdeş. İslâm ise, Batılılaştırma ve asimilasyona direnişin simgesi haline geldi..."

Ve Ömer Aksu'nun ikinci teşhişini tasdik de bizzat Papadan gelmekte. Papa fuhşiyatı, Batıyı batıran en büyük illetlerden birisi olarak saymaktadır. Ve geçenlerde Yeni Asya'nın bir toplantısında "Batı husumetinin muhafazası"nın ne mânâya geldiği sorusuna cevap aradık. Bu cevabı en veciz bir şekilde ilerki günlerde bizzat Papa Jean Paul'un kendisi verecekti. Memoria e Identita (Hafıza ve Kimlik) adlı eserinde Papa Jean Paul bu bağlamda bazı gazetelerin alıntılarına göre aynen şunları söylemekte: "Batılılığı sembolize eden hayat tarzı inançsızlığın ve ateizmin sembolü ve şeytan işidir. İnsanlığı kutsal kitabı ve değerleri inkâr etmeye kadar götüren bu ideolojiler karşımıza demokrasi kisvesi altında çıkıyor. Batı dünyası ahlâkî anlamda çökmüştür. Boşanma, özgür aşk, kürtaj, ötenazi ve genetik değişimler bu yozlaşmayı ve topyekün çöküşü hızlandırıyor..."

Şeytanın teşvikiyle gerçekleştirilen eşcinsel evliliklerin ve insanlığı Allah'ın buyruklarından uzaklaştıran demokratik rejimlerin kendisini rahatsız ettiğini kaydeden Papa, 'Parlementolar buna âlet oluyor' diyor. Papa elbette demokrasiyi seçim sistemi olarak reddetmiyor. Ama tarafsız bir mekanizma olması gerekirken ideolojik yönüyle (katı laiklik) dinin aleyhine istimal edilen bir mekanizma haline gelmesine olan rahatsızlığını dile getiriyor. Papanın söylemek istedikleri gayet açık. Papa, demokrasi perdesi altında dine karşı lâkaytlık, kayıtsızlık gösterenleri ve hedonizmi körükleyenleri hedef alıyor.

***

Ömer Aksu ve Papa'yı tasdik eden bir veri de, İngiliz Times gazetesinin bir hafta sonu ekinde yeralan 'Çırpınan kıta: Avrupa' başlıklı yazıydı. Yazı, ahlâkını kaybeden Avrupa'nın İslâm egemenliğine girmek üzere olduğunu yazıyor. İşte Times'ın yorumu: "Eşcinsel evliliği ve uyuşturucuyu yasallaştıran liberalizmin kalesi Hollanda, son dönemdeki gelişmeler nedeniyle yıkılmak üzere. Amsterdam ve Rotterdam gibi kentlerde 20 yaş altındaki göçmenlerin sayısı Hollandalılar'dan daha fazla. Yakında bu kentler tamamen Müslüman göçmenlerin hakimiyetine girecek. Avrupa kültürü yerini İslâm kültürüne bırakıyor. Avrupa'nın dindarlığı da ideolojisi de kalmadı. Din adamlarına göre bu değişim Avrupalılar'ın dinden uzaklaşmasından kaynaklanıyor."

"Eşcinselliğe karşı 'evet' diyen Avrupa kültürel işgale açık hale geldi" diyen Vatikan Kardinali Murphy O'connor'a göre ahlâkî çöküntünün yaşandığı ülkeler kolayca İslâm kültürünün hakimiyet alanına girebiliyor. Yine ona göre, eşcinsel evliliklere izin veren hükümetler bu kez ılımlı İslâma destek için camilere yardım yapmaya ve İslâmın önünü açmaya başladılar. Gerçekten de bir suikasta kurban giden ve eşcinsel kimliğiyle tebarüz etmiş Pim Fortuyn'un Hollanda halkının ortak idolu haline gelmesi Hollanda'nın içine düştüğü vaziyeti gözler önüne seriyor.

Bizim hâlâ güçlü tarafımız ahlâkımız, ama liberal dalgalar bizi de önünde sürüklerse ahlâkımızdan da bir eser kalmayacak ve sonunda Hollanda gibi ülkelere benzeyeceğiz. Ve ABD'nin İslâm âlemine yönelik politikası liberalizmin yayılması ve Avrupa'nın durumuna düşmemiz doğrultusundadır. İkinci Dünya Savaşı akabinde Avrupa'nın bu hale düşmesinde en önemli pay ve sorumluluk yine Amerikalılarındır.

84 yaşında hastalıkların pençesinde hastanede yatan Papanın iyileşmesi için İtalyan Müslümanlar da duâ ediyormuş. Sebebi, insanlığın ve Müslümanların selâmeti doğrultusunda samimi gayret ve faaliyetleri. La Repubblica gazetesine göre, Naples Camii İmamı Ammar Abdullah Cuma Hutbesinde Papa için âcil şifa dileklerinde bulunmuş ve duâ etmiş. Yadırgayanlar olabilir, ama onların İslâm karşısında korkularını dindirmek de bizim görevimiz değil midir?

ANA SAYFA