BASINDA TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ

12.01.2005 - Zaman Gazetesi- Cumali ÖNAL

Kudüs kentinin geleceği konusunda Filistinliler kadar Türkler de sorumlu

Filistin'in Arap Birliği'ndeki temsilcisi Muhammed Subeyh, İsrail işgali altında olan Kudüs'ten Filistinliler kadar Türklerin de sorumlu olduğunu belirtti. Filistin'de yapılan seçimleri Zaman'a değerlendiren Subeyh, Yaser Arafat ile seçimleri kazanan Ebu Mazen arasında hiçbir fark olmadığını, sorunun sadece İsrail'in barış istemeyen tutumundan kaynaklandığını söyledi.

Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Arap Birliği, kurulduğu günden beri adeta Filistin'in bir bürosu gibi çalışıyor. Toplantı üstüne toplantıların düzenlendiği, Filistin konusunda Arapların uzlaşmaya varmak için yoğun çaba sarf ettiği bu kurumdaki tüm toplantılara katılan Subeyh, Arapların ortak bir eylem kararı alamamalarından dolayı üzüntülerini de belirtiyor.

Tüm Filistin halkı ve liderlerinin hedefinin tek olduğunu vurgulayan Subeyh, "Bunların ilk başta gelenleri İsrail'in 1967 öncesi sınırlarına çekilmesi, başkenti Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması, Filistin toprakları dışında yaşayan mültecilerin geri dönmesi." şeklinde konuşuyor. Muhammed Subeyh, İsrail'in barışı öldürmek için her şeyi yaptığını savunuyor.

Her yerde mülteci kampları kuran İsrail'in Kudüs'ü Yahudi kentine dönüştürdüğünü ifade eden Filistinli Büyükelçi, "Mülteciler konusunda her türlü müzakereyi reddettiler. Filistinlilerin binlerce evini yıktılar. Bir milyondan fazla insanı sokağa attılar. Katliamlarını seçimlerin yapıldığı sürede bile devam ettirdiler." şeklinde konuşuyor.

Ebu Mazen'in çok demokratik ve şeffaf bir seçimle işbaşına geldiğini söyleyen Subeyh, kendilerinin aksine karşı tarafın sürekli savaşa göre plan yaptığını öne sürüyor ve şu ilginç ifadeleri kullanıyor: "Maalesef şu anda İsrail kabinesinde sürekli Filistinlilerin hayvan gibi öldürülmesini savunan ve hatta onların Hindistan'a sürülmesini isteyen insanlar var. Şaron da bunları destekledi." Hamas ve İslami Cihad gibi grupların yeni hükümetle kesinlikle çalışacağını söyleyen Subeyh, Ebu Mazen'in geçen yıl da bu gruplarla her konuda anlaşmaya vardığını vurguluyor. Subeyh, "Fakat bu barışı İsrail bozdu. İsrail'in buna hazır olduğuna emin değilim." iddiasını gündeme getiriyor.

Kudüs'ün işgal altında olduğunu, İsrail'i en çok destekleyen ABD'nin bile kabul ettiğini de belirtiyor Muhammed Subeyh ve "BM kararlarına göre de bu kent Batı Şeria'ya dahildir." diye ekliyor.

Kudüs'ün dünyanın kültürel başkenti olduğunu vurgulayan Subeyh, kentin Türk eserleriyle dolu olduğunu, pek çok bina ve tarihî eserin Osmanlılar döneminden kaldığına işaret ederek şunları söylüyor: "Şu unutulmamalı: Filistinliler kadar Türk halkı da Kudüs'ten sorumludur. Kudüs'teki binaların çoğu Türklerin eseridir. Hiçbir Türk'ün Kudüs'ün İsrail'e ait olmasını isteyeceğini sanmıyorum." Filistinli Büyükelçi, Türkiye'nin Filistin'e yönelik politikasında son dönemde göreceli olarak olumlu bir değişim olduğunu da vurguluyor ve "Türkiye'nin İsrail'e tüm gerçekleri açıkça ve cesurca ifade etmesi gerektiğini" belirtiyor.

ANA SAYFA