Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
Ne Demişti, Ne Oldu?
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 1207 Eser
 

671. Araplarla ticaret 40 milyar dolara yaklaştı

Ne Demişti Ne Oldu


Bağdat TV, 2 Mart 2008

Adnan Oktar: Allah Kuran'da bize, bütün İslam aleminin birlik olmasını emrediyor. Kurşunla kaynatılmış binalar gibi diyor Allah ayette, şeytandan Allah’a sığınırım. Müslümanların bir kere birlik olması fakirlikten kurtulmaları için birinci şarttır. İkincisi Kuran ahlakının samimi olarak uygulanması gerekir. Bu şefkat, merhamet, sevgi ve yardımlaşmadır. Bir Müslüman zaten mal hırsı içerisinde olamaz, dünya hırsı içerisinde olamaz. Birlik ve beraberlik olunca zaten kendi ailesi gibi, kendi kardeşleri gibi görecektir Müslümanları. Böylece zenginlik ve bereket bu farzların yerine getirilmesi ile kendinden gelir. Yani bunun için özel bir gayrete gerek yok. Müslümanların birbirini sevmesi, birlikte beraber olmaları, zaten petrol yönünden de, maden yönünden de, insan yönünden de çok zengin ülkeler İslam ülkeleri. Sadece biraraya gelmeleri, birbirlerine karşı sevgi duymaları, akılcı bir çalışma ile gayret etmeleri gerekiyor. O zaman Hz Süleyman devri gibi olacak inşaAllah. Yani o devir gibi olmasa bile müthiş bir zenginlik ve bereket çağı gelecek. 


Azerbaycan TV, 11 Haziran 2008

Adnan Oktar:  Ama Türk İslam Birliğinde son derece huzurlu güvenli rahat bir hayata kavuşurlar. Hammadde kaynakları açılır. TİCARET İMKANLARI AÇILIR, SONUNA KADAR AÇILIR. Tam bir adalet ve huzur sistemi olur.


Zaman, 19 Ağustos 2009




Türkiye ile Arap ülkelerinin ilişkilerine yer veren dış basın, “Son yıllarda ticaret hızla arttı, ilişkiler gelişti” diye yazdı.

Hükümetin komşularla ticarete ağırlık veren yaklaşımının ardından, Türkiye ile Körfez ülkeleri arasında ilişkiler güçlenirken, ticaret hacmi de artıyor.

 
   
 

672. Türk-Ermeni açılımından Rusya da memnun

Ne Demişti Ne Oldu
Azerbaycan Gazete 525, 27 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Ama dünyanın güç birliklerinin aleyhinde bir şey değil ki bu. Türkiye bölgede Amerika’nın da lehinde, Rusya’nın da lehinde bir faaliyet yapıyor ve Çin’in de lehinde bir faaliyet yapıyor. Ve hepsi memnun, Amerika da memnun, Rusya da memnun, Çin de memnun. Azerbaycan’la birleşince bu memnunluk yine devam edecek. Değişen bir şey olmayacak. O güç (Türk İslam Birliği) onların aleyhine olmayacak ki, Rusya’nın daha zenginleşmesi demektir. Ermenistan’ın daha zenginleşmesi demektir… Çünkü, Rusya’ya karşı düşman bir tavrı yok Türkiye’nin, dost tavrı var. Rusya’yı dost ülke olarak görüyoruz. Asil bir ülke olarak görüyoruz. Yani Rusya’yı düşman olarak görmek en son düşüneceği bir şeydir Türkiye’nin, hiçbir şekilde öyle bir düşüncesi yok. Dolayısıyla Rusya böyle bir birleşmeden çok çok memnun olur. Çok lehine olur.

Radikal, 3 Eylül 2009



Azerbaycan’ın Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ bölgesiyle ilgili müzakerelerde de kilit rol oynayan Rusya, “Olumlu. Uzun süredir beklenen mantıklı bir anlaşma” tepkisini verdi. Rus Dışişleri, “İlişkilerin düzelmesinin ticari ve ekonomik ilişkileri canlandırmasını ve iki devletin sosyoekonomik durumlarını olumlu etkilemesini umuyoruz. Daha iyi ilişkiler, bölgede durumun normalleşmesine yardımcı olup barışve güvenliği güçlendirecek” dedi.
 
   
 

673. Mısır'dan Türkiye'nin girişimine tam destek

Ne Demişti Ne Oldu


Başkent TV, 13 Ocak 2009

Adnan Oktar: Türk İslam Birliği bir kere barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor.


Zaman, 3 Eylül 2009



Mısır, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suriye ve Irak arasında başgösteren gerilimi gidermek için gerçekleştirdiği ziyarete tam destek verdi. Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturduktan sonra Mısır’a ilk ziyaretini gerçekleştiren Davutoğlu, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in Irak ve Suriye’nin gerçekleştirdiği ziyaretlere büyük bir ilgi gösterdiğini ve bu girişimi desteklediğini söylediğini belirtti.

Mübarek ile görüşmesinden sonra Mısırlı meslektaşı Ahmet Ebul Geyt ile birlikte ortak basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, Bağdat ve Şam’da yaptığı görüşmelerden olumlu izlenimlerle ayrıldığını ifade ederek, her iki tarafın da Türkiye’ye çok güvendiğini açıkça belirttiğinin altını çizdi.

 
   
 

674. Ortadoğu'da işbirlikleri yayılıyor

Ne Demişti Ne Oldu


Başkent TV, 13 Şubat 2009

Adnan Oktar: Peygamberimiz (sav) Araptı. Araplar bizim canımız, ciğerimiz. İsmailoğulları’dır. Hz. İsmail’in soyudur. Mübarek bir nesildir. Aksini düşünemeyiz. Araplarda da bir Türk hayranlığı vardır. Türklerin lider olduğunu bütün Arap ülkeleri şu an biliyorlar. Kader böyledir. Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleri vardır. Peygamberimiz (sav) bütün İslam alemini Türklere emanet etmiştir. Çok fazla hadis vardır. Kırmızı bayraklar çıkacak önce diyor Peygamberimiz (sav) ki bunlar Türk bayraklarıdır. Yeşil bayraklar ile birleşecekler diyor. İslam aleminin bayrakları ve kırmızı yeşil bayraklarla biz Türk İslam Birliği’ni oluşturacağız inşaAllah... Bu zaten kaçınılmaz bir kaderdir. Araplar da, İranlılar da, Pakistanlılar da, Mısırlılar da yani hangisi olursa olsun, Ermeniler de, Gürcistan da, Litvanya da hepsi Türk İslam Birliği’nin içerisinde bizim canımız, ruhumuz, kardeşlerimizdir. Hepsini şefkatle kucaklayacağız, hepsinin can ve mal güvenliğini garanti edeceğiz, hepsini zengin edeceğiz, maddi ve manevi, onları huzura kavuşturacağız. Bu bir kader. Bir aşamasında da sonra Rusya’yı alacağız inşaAllah Türk İslam Birliği’nin içerisine. Dünyanın en büyük süper devletini oluşturacağız.


Zaman, 20 Ağustos 2009


Türkiye-Irak ilişkileri, yeni bir stratejik ortaklık modeli olarak bölgeye örnek teşkil ediyor. İki ülke arasında oluşturulan yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyinin bir benzeri Şam ile Bağdat arasında da kuruluyor.

 
   
 

675. Ramazan'da yoksullar pideyi askıdan yiyecek

Ne Demişti Ne Oldu

Hilal TV, 27 Aralık 2008

Adnan Oktar: Benim tavsiyem şunlar, bir kere ücretsiz hastaneler oluşturulması lazım. Kaliteli ve güzel hastaneler oluşması lazım. Halkın ücretsiz yiyecek alabileceği yerler oluşturulması lazım. Yani açık marketler, halkın ihtiyacı kadar alabileceği gibi yerler oluşturulması lazım.


Çay TV, 11 Mart 2009

Adnan Oktar: Fakir insanlarımız, bizim canlarımız, güzel insanlarımız, bazen görüyoruz; mesela az küçük kuru bir ekmek yiyorlar, bir sıkıntı içindeler. Artık kemikleri çıkmış, bu bizim milli utancımız olur. Hepimiz sorumluyuz böyle insanlardan. Bu bizim için zor bir şey değil, insanların hep kilo sorunu var dikkat ederseniz; fazla yemek yemekten rahatsız olan milyonlarca insanımız var. Bu insanların işte fazla yemekten rahatsız olan insanlarımız o fazla yemeği o kardeşlerimize verirlerse, hem onlar daha sağlıklı olur, bir deri bir kemik olmazlar, onlarda normal bir vücuda sahip olmuş olurlar. Yani rejim yapmalarına gerek kalmaz. Bu bir yönden, ama bu her şeyin üstünde bu Allah rızası için yapılır. Onun için bir marketler zinciri yapılsın demiştim, Allah’a çok şükür birçok ilde bu oluştu. Mesela evimizde bulgur var, 10 kilo bulgur aldık. Götürelim 1 kilo bulguru, orada bulgurun bulunduğu bölüme koyalım. MESELA 10 TANE EKMEĞİMİZ VAR, BİR TANE EKMEĞİMİZİ GÖTÜRÜP ORAYA KOYALIM. Fakir insanlarımız da, kardeşlerimiz de oraya geldiklerinde devletten, muhtardan bir yazı alsın. Bu insan muhtaçtır, ihtiyacı vardır diye; ama gizli, imzalı mühürlü. Marketten içeri girince, hatta kredi kartı gibi de bir kart verilir, makineden geçer, istediklerini alır o, ihtiyacı kadarını alır, çeker gider. Biz de mutlu oluruz, o da mutlu olur. Hem biz sevap kazanırız, o da inşaAllah şükreder, Allah’a şükreder, Allah’a hamd eder, o da bir sevap kazanır. Ve bizim milletimize bir güzellik gelmiş olur, bir hoşnutluk gelmiş olur. Fazla kıyafetlerini götürsünler, fazla olan her şey olur, eşya da olur, mobilya da olabilir. Mesela 4 tane koltuğu vardır fazla geliyordur, 2 tanesini götürür, oraya bırakır. Oradan da ihtiyacı olan insanlar, kardeşimiz evine alır götürür onu ve böylece çok güzel bir yapı meydana gelir.

Yeniasya, 12 Ağustos 2009



Kocaeli’nde Ramazan ayı boyunca askıda pide kampanyası başlatılacak. Maddi durumu iyi olan vatandaşlar ekmek alırken, bir ekmek de askıya koyacak. Maddi durumu iyi olmayan vatandaşlar Razaman ayı boyunca pideyi askıdan yiyebilecek. Kampanya bütün ilçelerde uygulanacak.
Milligazete, 12 Ağustos 2009




 
   
 

676. Sadece Türk-Ermeni sınırı değil Azeri-Ermeni sınırı da açılacak

Ne Demişti Ne Oldu


Başkent TV, 6 Mart 2009

Adnan Oktar: Türkiye'nin sınır kapılarını açması gerekiyor. Suriye 1, Gürcistan 2, Ermenistan 3, Azerbaycan 4. İlk safhada, bu sözümü dinlemeleri lazım. Bunun hemen yapılması gerekiyor. Müthiş bir ferahlık olur başlangıçta, muazzam bir ferahlık olacaktır.


Kaçkar TV, 12 Mart 2009

Adnan Oktar: İşin doğrusu ben Azerilere karşı daha bir derin sevgi duyuyorum. Ne hikmettir bilmiyorum. Çok çok seviyorum onları yani bütün Türk devletlerini, bütün kardeşlerimi seviyorum ama onlar ayrı. Sanki böyle daha çilekeşlermiş gibi, daha böyle hoş bir halleri var maşaAllah. Allah'ın izniyle ilk yapacağımız, ben söz veriyorum sınır açılsın, Hazar'ın kenarına, denizin kenarına masayı kuracağız. Izgarayı da getireceğiz böyle güzel, hem sohbet edeceğiz. Onların o tatlı şiveleriyle hani gelmişem diyorlar, bir şeyler böyle tatlı bir Azeri şivesi vardır, dili vardır... o şekilde sohbet edeceğiz, konuşacağız benim canım kardeşlerimle. Onların orada yalnız başına ne işleri var. Tabii ki açacağız kapıları Allah'ın izniyle, Ermenistan'ın kapılarını da açacağız. Azeriler, Dağlık Karabağ'a gelecekler kendi köylerine, kentlerine oturacaklar. Dağlık Karabağ'da da güzel bir sohbet yapacağız. Orada da yemek yiyeceğiz, konuşacağız, oraları da şenlendireceğiz. Ve bütün bu zorluklar, sıkıntılar hepsi son bulacak inşaAllah.


Başkent TV, 13 Mart 2009

Adnan Oktar: Ama şöyle. Usulüne adabına uygun yapsınlar. Bakın bir mübarek Cuma günü, Cuma namazından sonra Azarbaycan'la Ermenistan sınır kapılarını aynı gün, “Ya Allah Bismillah” diyecekler, iki kapıyı birden açacaklar, o kadar.


Radikal, 2 Eylül 2009



Azerbaycan’a Ermenistan ile normalleşme sürecinde çıkarlarının korunacağı garantisi veren Davutoğlu, sınırın Karabağ’daki Ermeni işgali bitmeden açılmasından kaygılı Azerilere, “Bu bir süreçtir ve bittiğinde sadece Türk-Ermeni sınırı değil, birçok sınır açılacak” mesajı yolladı. Davutoğlu “birçok sınır”dan Azeri-Ermenistan sınırını kastediyor.

 
   
 

677. Parası olmayana ekmek bedava

Ne Demişti Ne Oldu


Vatan TV, 15 Mart 2009

Adnan Oktar: Bir de fakir halkın alışveriş yapabileceği, ama bedava alışveriş yapabileceği marketler kurulması gerekiyor... Evet, sosyal marketler. Bunlardan Allah’a çok şükür başladı, yani dört beş tane kurdular, ama çok az, belli ki olmaz beş tane. 500 de az 5000 de az, her yerde bunun kurulması lazım. Bütün milletimiz bunu destekler, kursunlar mahallelere, mesela halkın fazla bir elbisesi vardır götürür verir, fazla yiyeceği vardır, götürür verir. Oradan da ihtiyacı olan fakirlere dağıtılır. Bu çok güçlü bir sosyal tedbir olur, bütün millete huzur verir bu. Yani vicdanen de rahat ederiz, sosyal yönden de çok güzel bir denge sağlar, kargaşayı da önleyecek bir sistemdir bu. Bereket de getirir bu, her şeyin üstünde çok sevap olan bir çalışma olur.

Haber3, 20 Ağustos 2009



Denizli’de hayırsever bir market sahibi, yoksullara günde 40 ekmeği ücretsiz veriyor.

Market sahibi Yusuf Gündoğu, 30 yıldır mahallede market işlettiğini, son 2 yıldır ihtiyaç sahiplerine ücretsiz ekmek dağıtımı uygulaması yaptığını anlattı.
 
   
 

678. Türkmenistan'da iş hacmi 2.5 milyar dolara çıkacak

Ne Demişti Ne Oldu


8 Mart 2008 Tarihli Basın Toplantısı

Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?

Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye, Türkiye olarak kalıyor, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan, herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, ekonomik kalkınmada işbirliği yapan, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.


Sayın Adnan Oktar’ın “İslam Birliği’ne Çağrı” kitabından Türk-İslam ülkeleri arasında ekonomik işbirliğine dair bir bölüm:

Yapılacak ortak yatırımlar ve ortak girişimler bu noktada önemli bir adım olacaktır. Ortak girişimler sayesinde, hem ülkeler karşılıklı olarak birbirlerinin tecrübelerinden istifade edecekler, hem de oluşturulan yatırım sahaları her iki tarafın ekonomisi için de gelir kaynağı olacaktır. Müslüman ülkelerin birbirlerine ekonomik destek vermeleri, daha önce de belirttiğimiz gibi, İslam ahlakına da uygundur. İhtiyaç içinde olana yardım etmek ve sosyal dayanışma Müslümanların önemli özelliklerindendir. Kuran'da pek çok ayette, ihtiyaç içinde olanların korunması bildirilmiştir. Toplum içindeki sosyal yardımlaşmanın toplumlararası düzeyde de yürütülmesi gerekir. Böylece hem iş imkanları artacak hem de her iki toplumda da gelir seviyesi yükselmeye başlayacaktır. Bir ülkede petrol üretilirken, belki bir diğerinde bu petrol işlenecek, tarım imkanları sınırlı olan bir İslam ülkesinin ihtiyaçları tarım zengini ülkeler tarafından giderilecektir. İş gücü sınırlı olan bir ülkenin bu eksikliği bir başka İslam ülkesi tarafından karşılanacak, iş gücü olan ancak sanayisi gelişmemiş ülkelerde de, gelişmiş olanlar çeşitli yatırımlar yapabileceklerdir. Yatırımın yapıldığı ülke gibi, yatırımı yapan veya yatırıma katkıda bulunanlar da bu durumdan gelir elde edeceklerdir. Bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımı bereketi artıracak, teknolojik gelişmelerden tüm Müslümanlar gereği gibi yararlanacaklardır.
İslam dünyasının imkanlarını ve gücünü birleştirmesini sağlayacak ortak girişimlerle, yüksek teknoloji ürünü olan pek çok malzeme Müslüman ülkelerde de üretilebilecektir. Oluşturulacak İslam ortak pazarı sayesinde, bir ülkede üretilen ürünler, gümrük, kota gibi sınırsal engellere takılmadan bir diğer ülkede kolaylıkla pazarlanabilecektir. Ticaret alanı genişleyecek, tüm Müslüman ülkelerin pazar payı artacak, ihracat gelişecek, bu, Müslüman ülkelerdeki sanayileşme sürecini hızlandıracak, ekonomide sağlanacak kalkınma ile teknolojide de gelişme yaşanacaktır. Müslüman ülkeler diğer yatırım gruplarına karşı ortak bir güç olarak hareket edebilecek ve küresel ekonominin önemli bir parçası haline geleceklerdir.
Tüm bunlar ancak merkezi bir kurumun önderliği ve koordinasyonuyla gerçekleştirilebilir. Bunun sağlanması ise, öncelikle İslam ülkelerinin gerçek Kuran ahlakının ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetinin gerektirdiği ahlak yapısını toplumlarında yerleştirmeleri, kısacası İslami bir kültürel uyanışla mümkündür. Türk-İslam Birliği, hem bu kültürel uyanışa, hem de onun sonuçları olan siyasi ve ekonomik iş birliklerine öncülük etmelidir.


Bugün, 3 Eylül 2009



Çin’den sonra, dün Türkmenistan’da da incelemeler yapan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, bu ülkede faaliyet gösteren Türk firmalarının temsilcileriyle buluştu.

Burada bir konuşma yapan Çağlayan, Türkmenistan’da Türkiye’nin 538’den fazla iş aldığını müteahhitlik sektöründe 1.5 milyar dolar tutarında bulunan iş hacminin bu yılın sonunda 2.5 milyar dolara çıkmasını beklediklerini anlattı. Çağlayan, “Bugüne kadar burada yaptığımız iş hacmi 17.5 milyar dolara ulaştı” dedi.


 
   
 

679. Türkmenistan'dan bölgesel işbirliği çağrısı

Ne Demişti Ne Oldu


Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, Suriye, can atıyorlar Türkiye ile birleşmek için. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli buna ait.

Yeniçağ, 23 Ağustos 2009



Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısında, “Türkiye ile bizim ülkemizi birleştiren çok ortak noktamız var. Ondan dolayı biz Türkiye’yi stratejik ortağımız olarak görüyoruz” dedi. Türkmenistan lideri yakın zaman içerisinde de Türkiye’yi ziyaret etmeyi düşündüğünü belirtti. “Türkiye bizim kardeş ülkemizdir” diyen Berdimuhamedov, Türkiye ile geleneksel dostluk ilişkilerini çok taraflı pekiştirileceğine dikkat çekerek, bunun temelinde önemli ekonomik potansiyelin ve iki kardeş halkın yüzyıllardır süregelen tarihi ilişkilerin yattığını söyledi.

 
   
 

680. Arabuluculuk değil kardeşlik görevimiz

Ne Demişti Ne Oldu

  Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor. Bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Bu da zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlı’dan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak. Bunu herkes görecek inşaAllah.

Yenişafak, 1 Eylül 2009




Radikal, 1 Eylül 2009



Bağdat’ta 100 kişinin ölümüne neden olan bombalı saldırıdan dolayı Suriye’yi sorumlu tutan Irak, Şam’a sert bir mesaj göndererek diplomatik ilişkilerini kesti. Devreye giren Türkiye, iki ülke arasında arabuluculuk girişiminde bulundu.

 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121