Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
Ne Demişti, Ne Oldu?
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 1207 Eser
 

831. Arap dünyasından Türkiye'ye vefa girişimi

Ne Demişti Ne Oldu


Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009

Adnan Oktar: Evet. Ama yine bakın laf, söz eninde sonunda benim dediğime geldi. Türk-İslam birliğinin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye’nin öncü olmasının gerekliliğinin ne kadar açık olduğunu, Türkiye’nin liderliğinin aleni olduğunu, yani buna hiç kimsenin karşı çıkacak gibi olmadığını, fiili durum yarattığı Allah’ın açıkça ortada. Türkiye liderdir ve Türk-İslam Alemi’nin fiilen şu an liderliğini bu olayla almıştır, bir anlamda almıştır ve bunun arkası gelecektir ve devam edecektir. Ta ki, bütün Türk devletlerini birleştirinceye kadar, bütün İslam devletlerini birleştirinceye kadar, hepsinin sınırları açılıncaya kadar bu devam edecektir. Filistin’in zaten şu anki tavrını, önümüzdeki günlerde göreceksiniz, hatta Türkiye’nin doğrudan onları idare etmesini dahi isterler ben söyleyeyim. Yani ayrı devlet olmayı dahi istemezler. Yani direkt Türkiye’ye bağlı bir il gibi, bir vilayet gibi olmayı isteyebilirler yakında.


Kon TV, 1 Şubat 2009

Adnan Oktar: En güzel şey bir kere güzel bir memlekette yaşıyoruz. İnsanlarımız güzeller, geleceğimiz güzel, Türkiye lider olacak inşaAllah, Türk-İslam aleminin lideri olacak. O yönde çok ciddi alametler başladı. Ahir zamanın içerisindeyiz, Hz. Mehdi (as)’yi göreceğiz, Hz. İsa (as)’nın nüzulü yakın, Hızır aleyhisselam görevde. Çok hoş ve çok güzel kutlu bir çağdayız, Altınçağ’ın eşiğindeyiz; bu, nimetlere boğulma demektir. Müslümanlar nimetler içerisinde şu an maşaAllah.

Timetürk, 9 Haziran 2009



Arap Sivil Toplum Kuruluşları, "Türkiye'ye Vefa" girişimi başlattı. Bugün düzenlenen basın toplantısı yoğun ilgi gördü. El Cezire televizyonu, toplantıyı canlı olarak yayınladı.

Türkiye'nin Arap ve İslam dünyasında tanıtımı ve desteklenmesi için, bazı sivil toplum kuruluşları, iş dernekleri ve odaları tarafından ''Türkiye'ye Vefa Girişimi'' başlatıldı. Girişim, Arap ve İslam uluslarının Türk mallarını almasının yanı sıra, turizm, sanayi, ticaret ve yatırım alanlarında Türk şirketler ve kurumlarıyla yardımlaşmayı teşvik edecek. Türkiye'de hazırlatılan tanıtım filmini Arap televizyonlarında yayınlayacak girişim, Araplar tarafından hazırlanan "vefa posterlerini" de Arap gazete ve dergilerinde yayınlayacak.
 
   
 

832. Dünya Osmanlı olacak

Ne Demişti Ne Oldu


MPL TV, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar : DÜNYANIN YENİ BİR OSMANLIYA, MODERN BİR OSMANLIYA İHTİYACI İNSANIN SUYA İHTİYACI GİBİ. Yani, Türk-İslam Birliği, Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerin desteğinde büyük bir Türk-İslam Birliği. Bu dünyanın adeta cennet hayatına dönmesi demektir. Ekonomik yönden fevkalade zengin olması demektir. Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın ve Çin’in Çünkü bütün İslam ülkelerinin, bütün Türk ülkelerinin petrolü ve madenleri bu ülkelere akacaktır. Oralardan alınacak teknik aletlerle, teknik imkanlarla onlar da ticaretlerini geliştirmiş olacaklardır. Gelip hastaneler kuracaklar, tesisler, yollar açacaklar. Biz gideceğiz onların işyerlerinde, diğer uygun çalışma yapılacak yerlerinde faydalı faaliyetler yapacağız, faydalı çalışmalar yapacağız. Karşılıklı bir hem teknoloji hem bilim hem sanat alışverişi olacak. Terör ani şekilde duracaktır. Kökünden ve kesinlikle duracaktır. Teröre harcama diye bir konu olmayacaktır. Bunun sonucunda huzur ve istikrar da olacağı için bereket ve bolluk rivayetlerin açıklaması ile yani yağmur gibi olacak. Müthiş bir ferahlık olacaktır. Çağımız Osmanlı çağıdır. Türklük çağıdır. Türk-İslam Birliği çağıdır. İslam’ın sosyal adaletini güzel ahlakının hakim olma çağıdır. Bunların hepsini önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde göreceğiz İnşaAllah.

Taraf, 1 Haziran 2009




 
   
 

833. Osmanlı'ya özlem

Ne Demişti Ne Oldu

Ekin TV, 29 Ocak 2009

Adnan Oktar: Çünkü Türkiye’de bir Osmanlı tecrübesi ve bir devlet tecrübesi var. Yani bu herkesin kabul ettiği bir şey ve çok iyi yetişmiş kadromuz var bizim. Çok seçkin siyasilerimiz var, çok seçkin liderlerimiz var. Yani bunu Türkiye çok çok kolay başaracak güçte. Mısır da istiyor, İsrail dahi geçenlerde söylediler. Diyorlar ki onlar: Siz on tane asker, bir tane de çavuşla bu bölgeyi yönetiyordunuz ve hiç bir sorun da çıkmıyordu. Biz koskoca bir ordu ile burada başaramıyoruz, burada düzeni sağlayamıyoruz ve kendimiz de sıkıntı çekiyoruz diyorlar. Kendimiz de acı çekiyoruz, etrafımızı da bir anlamda huzursuz ediyoruz şeklinde konuşmuşlar. DEMEK Kİ OSMANLI’NIN EVLATLARINA TÜRK MİLLETİNİN BU YİĞİT FERTLERİNE İHTİYAÇ VAR. TÜRK ASKERİ NEREYE GİTSE ALKIŞLARLA SEVGİYLE KARŞILANIYOR, MUHABBETLE KARŞILANIYOR.


Kaçkar TV, 26 Şubat 2009

Muhabir: İzmit’ten Osman Korkut isminde bir izleyicimiz, “Son zamanlarda çıkan haberlerde sürekli Osmanlıya bir özlem görüyoruz.” az önce mevzusunu da ettik “Bu acaba bir deyişle, acaba herkesin Türk-İslam Birliğine olan bir özlemi midir?” demiş.

Adnan Oktar: Türk-İslam Birliği bizim zaten ekmek, su gibi ihtiyacımız. Çok gecikmiş bir şey ve zaten anormal bir şey olmaması şu ana kadar. Bir kere bizim Türk devletlerinden ayrı olmamızın hiçbir açıklaması yok... Ayrıca aynı zamanda İslam alemi de kardeşlik gerektiren bir yapılanmadır... Biz niçin Suriye’nin sınırlarını açmayız? Mesela Irak’ın sınırlarını da açalım, Azerbaycan’ın sınırlarını açalım, Ermenistan’ın sınırlarını açalım, ki yolumuz var daha, aşağılara kadar ineceğiz biz. Ürdün’e ineceğiz, Filistin’e ineceğiz, İsrail’e ineceğiz ve hepsini Türk milletinin o güzel ahlakına güzel adaletine, nezaketine, sevgi anlayışına teslim edeceğiz inşaAllah.

Timetürk, 27 Mayıs 2009



Amerikan aylık haber dergisi Foreign Policy, son sayısında 'Osmanlı Devleti'nin Dirlişi' başlıklı bir makale yayımladı. Makalede, Türkiye nin son zamanlarda özellikle komşuları ve Orta Doğu ülkeleri ile geliştirdiği ilişkilerinin, "Osmanlı Devleti tekrar mı dirliyor?" sorusuna yol açtığı savunuldu.

Türkiye'nin bu yönde bir strateji geliştirmesinin, ülkeye olumlu yansıdığı kaydedilen makalede, Türkiye'nin 2005-2008 yılları arasında Suriye, İran ve Irak ile 7,3 milyar dolar olan ticaretini 14,3 milyar dolara çıkardığı vurgulandı.
 
   
 

834. Yeni Osmanlı anlayışı gündemde

Ne Demişti Ne Oldu


MPL TV, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar : DÜNYANIN YENİ BİR OSMANLIYA, MODERN BİR OSMANLIYA İHTİYACI İNSANIN SUYA İHTİYACI GİBİ.
Yani, Türk-İslam Birliği, Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerin desteğinde büyük bir Türk-İslam Birliği. Bu dünyanın adeta cennet hayatına dönmesi demektir. Ekonomik yönden fevkalade zengin olması demektir. Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın ve Çin’in Çünkü bütün İslam ülkelerinin, bütün Türk ülkelerinin petrolü ve madenleri bu ülkelere akacaktır. Oralardan alınacak teknik aletlerle, teknik imkanlarla onlar da ticaretlerini geliştirmiş olacaklardır. Gelip hastaneler kuracaklar, tesisler, yollar açacaklar. Biz gideceğiz onların işyerlerinde, diğer uygun çalışma yapılacak yerlerinde faydalı faaliyetler yapacağız, faydalı çalışmalar yapacağız. Karşılıklı bir hem teknoloji hem bilim hem sanat alışverişi olacak. Terör ani şekilde duracaktır. Kökünden ve kesinlikle duracaktır. Teröre harcama diye bir konu olmayacaktır. Bunun sonucunda huzur ve istikrar da olacağı için bereket ve bolluk rivayetlerin açıklaması ile yani yağmur gibi olacak. Müthiş bir ferahlık olacaktır. Çağımız Osmanlı çağıdır. Türklük çağıdır. Türk-İslam Birliği çağıdır. İslam’ın sosyal adaletini güzel ahlakının hakim olma çağıdır. Bunların hepsini önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde göreceğiz İnşaAllah.


EKİN TV, 29 Ocak 2009

Adnan Oktar: Çünkü Türkiye’de bir Osmanlı tecrübesi ve bir devlet tecrübesi var. Yani bu herkesin kabul ettiği bir şey ve çok iyi yetişmiş kadromuz var bizim. Çok seçkin siyasilerimiz var, çok seçkin liderlerimiz var. Yani bunu Türkiye çok çok kolay başaracak güçte. Mısır da istiyor, İsrail dahi geçenlerde söylediler. Diyorlar ki onlar: Siz on tane asker, bir tane de çavuşla bu bölgeyi yönetiyordunuz ve hiç bir sorun da çıkmıyordu. Biz koskoca bir ordu ile burada başaramıyoruz, burada düzeni sağlayamıyoruz ve kendimiz de sıkıntı çekiyoruz diyorlar. Kendimiz de acı çekiyoruz, etrafımızı da bir anlamda huzursuz ediyoruz şeklinde konuşmuşlar. DEMEK Kİ OSMANLI’NIN EVLATLARINA TÜRK MİLLETİNİN BU YİĞİT FERTLERİNE İHTİYAÇ VAR. TÜRK ASKERİ NEREYE GİTSE ALKIŞLARLA SEVGİYLE KARŞILANIYOR, MUHABBETLE KARŞILANIYOR.

Hürriyet, 3 Mayıs 2009



Yeni Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan’dan görevi devralırken yaptığı konuşmada, Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırlarını çizerek, Türkiye’nin Balkan, Kafkasya, Karadeniz, Ortadoğu, Akdeniz, Hazar ve etkileri itibarıyla Körfez ülkesi olduğunu vurguladı. Davutoğlu, "Bütün bu bölgelerde Türkiye, düzen kurucu ülke rolünü üstlenmek durumundadır" dedi.

Davutoğlu şunları söyledi:
"Bütün bu bölgelerde Türkiye, düzen kurucu ülke rolünü üstlenmek durumundadır. Bizim sadece 70 milyonu temsilimizin ötesinde her Türk’ün bulunduğu, geçmişte bu topraklarla her türlü irtibatı sürdürmüş olan bütün topraklara tarihi bir borcumuz var. Bu borcumuzu en iyi şekilde yerine getirmek durumundayız. En önemli değişim, kriz odaklı bir yaklaşımdan vizyon odaklı bir yaklaşıma geçmektir. Artık Ortadoğu, Kafkasya, Avrupa Birliği, Avrupa konularında Türk vizyonu vardır. Sadece krizlere tepki veren bir ülke değil krizleri olmadan fark edebilen, etkin bir şekilde müdahale edebilen, etrafında düzen kurucu bir ülkedir Türkiye."
Vatan, 3 Mayıs 2009



 
   
 

835. 'EV EŞYALARINA HACİZ GELMESİN' TEKLİFİ

Ne Demişti Ne Oldu


Büyükhaber, 12 Aralık 2008

Adnan Oktar:
... Piyasa hareketlenmezse devletin kasasına para da girmez. Yani bir yandan devlet akıtırsa bir yandan da para akışı devlete çok yoğun olacaktır. Üretim çok artar. Faizlerin sıfırlanması tam anlamıyla bir patlama getirir. Ekonomi adeta böyle şahlanır. Özellikle vergilerin en az yarı yarıya düşürülmesi hatta daha da geri çekilebilir. Bu da piyasayı müthiş şahlandırır. Fakat özellikle de söylüyorum borçların affedilmesi. Çünkü Kuran’da da var, Kuran ahlakıdır, Cenabı Allah diyor “borçlu olduğunda onu affederseniz o sizin için daha hayırlıdır” diyor. Bu insandan birşey götürmez, daha çok kazanç getirir, yani şimdi ben paramı tutayım başkası parasını tutsun, BORÇLUNUN EVİNE GİDELİM, HACZE GİDELİM KAFASI EKONOMİYİ FELÇ EDER BU SEFER, yani onu yapan adamı da fakirleştirir o. Dolaylı yoldan fakirleşir. Eğer zengin olmayı da düşünüyorsa Allah’ın rızasını da düşünüyorsa o kişileri affederse piyasa hareketlenir canlanır ona o verdiği paranın kat kat fazlası gelir.


Tempo TV, 3 Mart 2009


Adnan Oktar:
Bana bir yetki verilse ben derim ki herkes herkesin borcundan vazgeçsin derim. Yani, çünkü zaten parayı ödemesi gereken adam, parayı alamıyor, başka şahıstan alamıyor. Yani ödeyeceği adam da aynı konumda, yani herkes aynı konumda. Yani herkes felç olmuş vaziyette. Parası olmayan bir adamın gidip yakasına yapışıp ondan para istemek hiç doğru değil. İşte burada Kuran ahlakını, Cenab-ı Allah’ın o güzel çözümünü uygulamak lazım. Cenab-ı Allah diyor ki, eğer ödeyemiyorsa onu affedin, borcunu affedin. Affedecek. Yani eğer kendi şirketini kurtarmak da istiyorsa, hayır yani hem Allah’ın rızasını kazanmak hem de, çünkü kendi şirketinin kurtulmasında da Allah’ın rızası var, o zaman ekonomi yeniden canlanır. Yani şimdi ölünün etini, budunu habire çekiştiriyorlar, yani ölmüş. Kolunu, budunu hareket ettirmekle bir şey çıkmaz ondan. Ama affederlerse o zaman o kişiler yeniden bir canlanır. Yeniden üretime geçer, yeniden kazanır. Kazandığı vakit zaten gerekirse de gider o insanın parasını öder. Ama bu durumda böyle onbinlerce icra davası var, onbinlerce haciz yapılıyor, yüzbinlerce haciz yapılıyor. Yani bunlara gerek yok. Bu bizim insanlarımıza, bence gitmiyor, yakışmıyor. Şefkatle yaklaşılması lazım, merhametle yaklaşılması lazım. Adam zaten takır takır bomboş evde oturuyor, yani evine otuz tane haciz gelmiş. Gidip adamın yakasına yapışmak, yani illa para, zaten olsa adam niye o hayatı yaşasın. Onun için merhamet ve şefkat, affedicilik çok önemlidir. Fakirlere para dağıtmak çok önemlidir. Yani ölü paraları tutmamak lazım. Özellikle fakir halka dağıtılması çok büyük bereket ve bolluk olur. Ama biz tabi ne dersek diyelim, yine bunun bir vakti, merhunu var. Bu ancak Hz. Mehdi devrinde olacak olaydır, inşaAllah.

Timetürk, 8 Mayıs 2009




'Ev eşyalarına haciz gelmesin' teklifi

MHP'li vekiller, evine haciz gelip eşyaları kaldırılan insanların düştükleri dramlara çare olabilecek bir kanun teklifi hazırladı. Teklif yaşalaşırsa ev eşyalarına haciz konulamayacak.

TBMM Başkanlığına sunulan İcra İflas Kanunun ''haczi caiz olmayan mallar ve haklar'' başlıklı bölümünde değişiklik içeren teklife göre, borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli olan eşya, alet ve edevat ile ev eşyaları haciz edilmeyecek. Ancak, para, kıymetli evrak, antika, değerli taş ve madeni süs eşyaları haciz kapsamında olacak.


Hacizle evden eşya kaldırılmasının, birçok ailenin parçalanmasına da yol açtığı bildirilen gerekçede, ''İnsanlık tarihinde, insan haklarına saygının en üst seviyeye ulaştığı çağımızda modern dünyanın standartlarının çok altında yaşam mücadelesi veren Türk halkının evinden ev eşyası haczi ve kaldırılması, çağdışı bir uygulama olarak devam etmektedir. Çoğu zaman kaldırılan eşyalar, haciz ve satış masraflarını karşılamamakta, depolarda çürümektedir. Ne alacaklının ne de borçlunun işine yaramamakta, mahkemelere sayısız iş yükü, taraflara da geri dönüşü zor masraf olarak yansımaktadır'' denildi.

Gerekçede, alacaklıların hakkının kutsal ve savunmaya değer olduğu, ancak bundan böyle ev eşyası kaldırılarak alacak tahsili yapamayacağı bilinciyle herkesin ticari yaşamını yeniden tanzim etmesi gerektiği savunuldu.
 
   
 

836. Sokaktaki vatandaş 'Kapıları açın' diyor

Ne Demişti Ne Oldu


Azerbaycan Novoye Vremya, 6 Ekim 2008

Adnan Oktar: Bizi Ermenilerden kasten ayırdılar ve kasten bizden koparttılar. Onlar bizim zaten Osmanlı döneminde öz be öz kardeşimiz. Biz onlarla iç içe, muhabbetle, dostlukla yaşıyorduk. Sanatçı millettir Ermeniler, güzel huyludur, edebi adabı bilirler, güzel ahlaklıdırlar, saygılı insanlardır, misafirperverdir Ermeniler. Çok zengin kültürleri vardır, fakat Osmanlı’nın gücüne, Müslümanlığın gücüne haset edenler bizi Darwinizimle, materyalizmle, komünist düşünceyle, egoistlikle, bencillikle kopartmaya çalıştılar. Ve nitekim bir kısım aydınlarımızı kandırarak birçok olaylar meydana getirdiler... Bunu Ermeni milleti istemiyor, bunu Ermenistan’ın masonları istiyor ve Türkiye’de ki masonlar istiyor. Ermeni halkı böyle şeylerden hoşlanmaz. ONLAR TÜRKİYE'YLE BİRLEŞMEYİ İSTİYORLAR, KARDEŞ OLMAYI İSTİYORLAR. Zaten fakir millet. Onları işgalle, anarşiyle, terörle işi olacak insanlar değil, onları zorluyorlar bunun içine. Bu oyuna bir son vereceğiz. Darwinizm’i de yıkacağız, materyalizmi de yıkacağız, komünizmi de yıkacağız, İslam ahlakını yayacağız ve biz onlarla kardeş olacağız. Ermeniler ehli kitaptır. Hz. İsa’yı da sever, Hz. İbrahim, İshak, Yakup bütün peygamberleri sever. Allah’a muhabbetle sevgi ve saygı duyarlar. Ahirete inanırlar, biz bu insanlardan niye ayrı kaldık. Oranın sınırlarını da açacağız İnşaAllah. Türkiye’yle onlarda istedikleri gibi bağlantı kurabilecekler. Ermenistan’da okullar açacağız, tesisler açacağız İnşaAllah, onlar gelip burada çalışacaklar. Azerbaycan’ın yolunu tamamen açacağız. Ermeniler de, Azeriler de, Türkle rde iç içe, kardeşçe, rahat rahat yaşayacaklar.  Alınan torakları zaten geri verecekler İnşaAllah, göreceksiniz, Azerbaycan’a geri verilecek o topraklar, alınan topraklar. Ve bu fitneyi de yatıştıracağız İnşaAllah.

Habertürk, 26 Nisan 2009




Erivanlı'ya aynı soruları yönelttik. Birinci soru, "Sınır kapısı açılsın mı?"; ikinci soru ise "Neden?"di. Mini anketimizden çıkan sonuca göre ERİVANLILAR'IN EZİCİ ÇOĞUNLUĞU TÜRKİYE İLE SINIR KAPILARININ AÇILMASINI DESTEKLİYOR.

Sofya Bağdasaryan: Kesinlikle açılmalı. Ermenistan da zaten bunu istiyor. Bu iki ülkenin de çıkarına olacak.

Armanyan Arpine: Sınırlar açılsın, Türkiye ile ticaret artsın. Düşmanlığa değil, yeni iş alanlarına ihtiyacımız var.

Petrosyan Galya: Sınırlar açılsın. Benim Azeri komşularım vardı. Azeri Türkçesi de bilirim. Düşmanlık nereye kadar? Tarihte olanlar geride bırakmanın zamanı bugündür.

Rima Agabekyan: Moskova'da yaşıyorum, orada çok sayıda Türk arkadaşım var. Biliyorum ki Türkler çok vicdanlıdır, o yüzden sınırlar açılsın.
 
   
 

837. Arap dünyasından çağrı: Suriye Ve Türkiye arasındaki sınır biran önce kalkmalıdır

Ne Demişti Ne Oldu

Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok.   Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, Suriye can atıyorlar Türkiye ile birleşmek için. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli buna ait.


Kon TV, 31 Ağustos 2008


Adnan Oktar:
Benim kanaatim Azerbaycan ve Suriye ile birleşme yani birkaç yılın içinde bile olabilir. Yani çok çok yaklaştı o. Fakat tabandan biraz tazyik gerekiyor. Yani hükümete hadi ne duruyorsunuz gibisinden bir tazyik gerekiyor inşaAllah... Suriye de aynı şekilde içi gidiyor Suriye’nin Türkiye ile birleşmek için. Irak zaten can atıyor. Mesela Şii sayın Ahmedinecad geldi Sünni imamın arkasında namaz kıldı, hiç olmayan bir şeydir bu, Osmanlı döneminde de olmamıştır. Bunun anlamı çok büyük dedi, siyasi anlamı çok büyük…


MPL, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar: Bu inancı kitleler zaten kabul ettiğinde bu konu biter yani, bu konu o kadar karmaşık bir şey değil. Yani pasaport ve vize kalkması Bakanlar Kurulunun bir toplantısındaki bir karara bağlıdır bu ne demektir “Türk-İslam Birliği” demektir. Yani Türk devletlerine ve İslam devletlerine pasaportu ve vize zorunluluğunu kaldırdık dediğinde hükümet konu biter. Türk-İslam Birliği kurulmuştur. Onlar için de aynı kararların alınması gerekiyor bundan sonra bu konu bitmiştir bu kadar. Ama bu asıl gönüllerde olacak birliktir. Bu resmi zorlamalara, resmi baskılara ihtiyacı olan bir birlik değildir yani resmi baskıyla sevgi oluşmaz, muhabbet oluşmaz, resmiyet dışında oluşması lazımdır. Çoşkun bir muhabbet vardır. Basarsın gidersin buradan Suriye’ye. Sınır kapısı diye bir şey yok kapı sonuna kadar açıktır. Malı yüklersin, götürürsün istediğin gibi satarsın Şam’da. Onlar getirirler İstanbul’a getirip satarlar. Para oluk gibi akar böyle bir ortamda, para müthiş hareketlenir, mal müthiş hareketlenir, üretim müthiş hareketlenir ama yani çok şiddetli bir hareketlenme yani mal ve zenginlik insanların tahminin üstünde olur çok çok şiddetli olur.

Yeni Şafak, 29 Nisan 2009



Şimdi İsraillileri bırakalım da, Türkiye-Suriye yakınlaşması konusunda Arap kardeşlerimizin ne düşündüğüne bakalım…

Gerçek Hayat dergisindeki röportajlarıyla Ümmet-i Muhammed'in nabzını tutan Adem Özköse, bu hafta, Arap dünyasının en muteber gazetelerinden Kuds El-Arabî'nin meşhur yazarı Eymen Halid'le görüşmüş.

Mülakattan bir bölüm:

ÖZKÖSE- Türkiyeli bazı yazar ve aktivistler Türkiye ile Suriye arasındaki sınırların kaldırılması gerektiğini ve böyle bir girişimin İslam Birliği'nin nüvesini oluşturacağını savunuyorlar. Arap Dünyası bu düşünceye nasıl bakıyor?

HALİD- Biz bu düşünceyi bütün kalbimizle destekliyoruz. Bu düşünceyi gerçekleştirecek devlet adamları tarihe geçeceklerdir. Zaten Türkiye halkı ile Suriye halkının zihninde herhangi bir sınır yok. Suriye halkı Türklere büyük önem veriyor ve Türkleri çok seviyor. Türk dizilerinin Arap Dünyası'nda bu kadar büyük bir çapta ilgi görmesinin sebebi de Arapların Türkiye halkına duyduğu sevgidir. Türkiye Milli Takımı Avrupa Kupası'na katıldığında Arapların hepsi Türkiye Milli Takımı'nı destekliyorlar. Çünkü Türkler ve Araplar aynı dine ve kültüre sahiptir, aynı toprakların çocuklarıdır. Suriye bana göre Mısır'la birlikte Arap Dünyası'nın en önemli ülkesi. Ayrıca Suriye Yönetimi Türkiye ile olan ilişkilerini daha da geliştirmek ve Türkiye ile kardeş ülke olmak istiyor. Türkiye Suriye'nin kalbini kazanırsa bütün Arap Dünyası'nın kalbini kazanır. Çünkü Suriye Türkiye için Arap Dünyası'na açılan kapıdır. Türk Hükümeti bu kapıyı daha da aralamalı ve Suriye ile Türkiye arasındaki sınırlar bir an önce kalkmalıdır. (Gerçek Hayat, 24-30 Nisan 2009)

Gazeteci Mehmet Ali Birand, Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esed'e sormuştu:
"Türkiye-Suriye ilişkilerindeki yakınlaşmayı nasıl tanımlayabiliriz? Bir ittifaktan, stratejik ortaklıktan söz edebilir miyiz? Yoksa, o kadar da ileri gitmeyelim mi dersiniz?"

Esed'in cevabı:

"Hayır, öyle demem. Ben, ne kadar ileri gidersek o kadar iyi olur derim."
 
   
 

838. IMF: Kriz dünyayı fena vuracak

Ne Demişti Ne Oldu

Başkent TV, 13 Ocak 2009

Adnan Oktar: Yani Çin’in suni bir zenginliği oluştu, bu ekonomik krizde de o suni zenginlik n gidecek ve gidiyor... Amerika’da da olacak bu, İngiltere’de de olacak. Bu ekonomik kriz, Hz. Musa’nın asası gibi, asasının yılana dönüp diğer şeyleri yutması gibi bütün bu kapitalist unsurları, herşeyi yutup yok edecek. Bunun karşısında hiçbir güç duramaz.


Çay TV, 4 Mart 2009

Adnan Oktar: Ben ekonomik kriz başladığında ta başında söyledim bu yedi yıl sürecek dedim ve gittikçe şiddetini arttıracak  dedim, ciddi kıtlık da meydana getirecek dünyada dedim buna karşı ciddi önlemler alınması şuandan hazırlık yapılması gerekiyor dedim ve tek çözümün de Türk İslam Birliği olduğunu söyledim. Bunun dışında mahvolur dünya ben açıkça söyleyeyim, perişan olurlar yani dünya tarihinde görülmemiş bir kıtlığa dönüşür. Tek çözümü Türk İslam Birliğidir. Bunun bereketiyle, bunun güzelliğiyle, bunun huzuruyla bu sefer bu olay tam tersine dönecek... Ekonomik krizi Allah meydana getirdi şu an ve hiçbir şekilde durduramazlar. İlk başta önemsemiyorlardı, birçok kişi demeç veriyordu, “Önemsiz, geçici” diyorlardı, ben de ısrarla dedim "bak yedi yıl sürecek" dedim “Yok yok birkaç aya biter bu” diyorlardı. "Değil" dedim "yedi yıl sürecek" dedim tam dediğim gibi olaylar gelişiyor ve devam ediyor.

Yeni Şafak, 25 Nisan 2009



Dünyanın en büyük 50 ekonomisinin 32'si krizden etkilendi. Ekonomileri büyük ülkelerin başında gelen İngiltere ve Almanya'nın milli gelirleri 40 ile 667 milyar dolar arasında azalacak.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) son verilerinden derlenen bilgilere göre, Türkiye'nin 2008 yılında 729 milyar 443 milyon dolar olan gayri safi yurt içi hasılası (GSYH) 2009 yılında krizin etkisiyle 177 milyar 263 milyon dolar gerileyerek, 552 milyar 180 milyon dolara düşecek ama dünya sıralamasındaki 17'incilikteki yeri değişmeyecek. Dünyanın en büyük ekonomisi ABD'nin milli geliri 261,9 milyar dolar azalarak, 14 trilyon 2 milyon 739 bin dolara gerileyecek.
 
   
 

839. Milletimiz sevgi arar, güzellik arar

Ne Demişti Ne Oldu


Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Bizim milletimiz sadece huzur ister. Huzur, sevgi, barış ve kardeşlik. Yarım ekmek getirin, az bir şeyde yanında peynir olsun bizim milletimiz onunla yetinir ama ona bol bol yiyecek getirin, bol bol maddi imkan sağlayın ama huzuru ortadan kaldırsanız bunu istemez. Hükümetlerin en  acil görevi huzurdur. Yani millete huzur getirmek bu da demokrasiyle barışla ve kardeşlik inancıyla olur. Bunun üzerinde durmak lazım. Bizim milletimiz çok ekonomik sıkıntılardan badirelerden geçmiştir. Hiçbir şekilde ne ahlakından ödün vermiştir, ne kişiliğinden ödün vermiştir. Ayrıca ekonomik yönden de güçlenmeye doğru gidiyoruz. Yani Türk İslam Birliği içerisinde çok çok zengin olacak Türkiye. Önümüzdeki günler içinde çok çok zengin olacak.


Başkent TV, 27 Şubat 2009

Adnan Oktar: Bizim milletimiz zaten Türk İslam Birliği olsun da zengin olalım rahat olalım düşüncesinde değil. Bizim milletimiz huzur arar, sevgi arar, güzellik arar, maneviyat arar. İnsani bağlantıların güzel olmasını ister. Neşe ister. Sevinç ister. Ona yarım ekmek ver biraz da peynir ver benim milletime yeter. O hırsı yoktur, sevgi hırsı vardır. Muhabbet, dostluk, arkadaşlık hırsı vardır. Türk İslam Birliği getireceği nimetler içerisinde en önde gelen şey manevi yapımızdaki mükemmelliktir. Bu bize zenginlik getirecektir. Dolayısıyla tabi ki insana yatırım yapılacaktır. Ama insana yatırımı istemeyen ateist siyonistler var, masonlar var ve komünistlerden de masonlarla bağlantılı olan komünistlerden bayağı bir insan var. Yani ters yönde, ters kafada tavır koyan.

TRT, 26 Nisan 2009



Konuşmasında belediye başkanlarına da seslenen Erdoğan, "Ulaşılmaz başkan olursanız bunun hesabını milletten önce biz sorarız. Gurura, kibre, şöhrete, makam sevdasına, ihtirasa kapılırsanız bunun hesabını önce biz sorarız. AK Partili belediye başkanları kimsesizlerin kimsesi, sessiz yığınların sesi olmak zorundadır. Zira, yönetim bizim işimiz, adalet bizim şiarımız. İnsana hizmet etmek insanı yüceltmek bizim amacımız" diye konuştu.

AK Parti'nin temsil ettiği davanın Türkiye büyüklüğünde bir dava olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu davaya gönül verenler, bu kadroda yer alanlar, hiçbir zaman marjinal siyaset anlayışlarına tenezzül etmezler. Türkiye büyüklüğünde düşünmek, bize oy verse de vermese de Türkiye Cumhuriyeti'nin istisnasız bütün vatandaşlarını kucaklamaya mecburdur. Ayrımcılık yapanların, adalet yerine imtiyaz isteyenlerin, kendisi gibi düşünmeyenlerin, çoğulcu demokrasiyi, tek bir ideolojilerin izanı altına almak isteyenlerin AK Parti siyasetinde yeri yoktur, olamaz. Bu kervanda yer alanlar hukuka, millete karşı mesuldür, mahşeri vicdana karşı mesuldür. Hiçbir makam ve mevki, hiçbirimize baki değildir. Öyleyse halka hesap veren, açık, şeffaf bir yönetim sergilemek durumundayız."

İHA, 26 Nisan 2009



 
   
 

840. Tarihte ilk kez tek haneli faiz

Ne Demişti Ne Oldu

MPL TV, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar:
Bu krizden çıkılmasının yolu faizin kaldırılmasıdır. Yani İslami bankacılık tabir edilen bankacılık sistemine dönülmesidir. Yani bütün İngiltere’de, Amerika’da bunun başarılı olduğunu herkes gördü. Şu an krizden tek etkilenmeyen banka sistemi bu. Ve herkes de onlardan kredi alıyor şu an. Hem Amerika’da hem İngiltere’de hem de Avrupa’da bu inceleniyor şu an. Yani buna geçiş düşünüyorlar.


American Public TV, 19 Aralık 2008

Adnan Oktar:
İslam’ın getireceği çözümde bir kere tevekkül vardır, panik yoktur. Bu tip olaylarda panik temel bozucu etkenlerden bir tanesidir. Müslümanlar tevekküllü olduğu için, panik olmayacağı için bir kere panik sorunu ortadan kalkar. İkincisi Müslümanlıkta faiz yoktur. Faizler bu sistemi meydana getirdi. Faizin sıfıra getirilmesi gerekiyor. Yardımlaşma vardır İslam’da. Yani fakirlere yardım etmek, onlara imkan sağlamak, hatta onlara bol bol para vermek, borcu varsa borcunu silmek.

Posta, 17 Nisan 2009



Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, yılın dördüncü toplantısında beklentilerin üzerinde faiz indirimine gitti. Karar sonrasında  borçlanma faiz oranı yüzde 9.75'e, borç verme faiz oranı da yüzde 12.25'e çekildi. Böylece gösterge faiz tarihte ilk kez tek haneye inmiş oldu. Son 6 ayda faizde yapılan indirim de 7 puana ulaştı.
 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121