| |
 |
|
| |
| |
901. Ahmet Hakan'ın meal tavsiyesi |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Tempo TV, 24 Aralık 2008
Adnan Oktar: Ali Bulaç Hoca’mızın. Çok sadedir, derli-toplu, sıhhatli bir anlatımı vardır. Tavsiye ederim. Kuran okumak isteyenlere, meal olarak bilgi edinmek isteyenler için Ali Bulaç’ın Kuran meali güzeldir.
Mavi Karadeniz TV, 27 Ocak 2009
Adnan Oktar: Ama Kuran’ı mealinden okuması bir insanın, mesela Ali Bulaç meali iyidir, güzel, ben beğeniyorum o meali, düzgün, yani güvenilir bir mealdir. Oradan Kuran’ı okuyabilir insanlar. Yani Rabbimiz bize neler anlatmış, neler söylemiş diye okuyabilir ama kendisi oradan ahkâm ve hüküm çıkarmaya kalkarsa bu olmaz. Mezhep mukallidi olmak lazım. Biz genellikle Hanefi, Hanbelî, Maliki veya Şafi'yiz. Herkes kendi mezhebinin ilmihaline göre hareket etmesi en doğru olanı olur.
|
Hürriyet Gazetesi, 28 Şubat 2009


Ayşe Arman: İnsana Kuran okumak iyi gelir mi? Sen ne sıklıkta Kuran okuyorsun? Kimin çevirisinden tavsiye edersin?
Ahmet Hakan: Tabii ki iyi gelir. Ali Bulaç’ın Kuran tercümesini hararetle tavsiye ederim. Bizim konuştuğumuz çağdaş bir dille yapılmış bir tercümedir. Ben bazı sureleri sık sık okumaktan çok hoşlanırım. Fecr Suresi gibi...
|
|
| |
| |
|
| |
902. Basın baskı unsuru olarak kullanılmamalı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kanal 35 TV, 21 Şubat 2009
Adnan Oktar:....Bu şahıs milletimizi sömürmenin bir yolunu buldu. bir sistem kurdu. Ama dev mafyaya, iddia edilen ergenekon örgütüne sırtını dayadı. İhaleleri kazandı, şunu kazandı bunu kazandı çok karanlık yöntemler yaptı ve hakikaten muaazzam palazlandı. Etrafında beslemeler oluşturdu, bu beslemeler kanalı ile devletin mühim mevkilerine etki etti. TABİ BİR DE TEHDİT UNSURU ELİNDE VAR. BASIN ELİNDE OLDUĞU İÇİN İSTEDİĞİ AN, İSTEDİĞİ KİŞİYİ ETKİSİZ HALE GETİRME YAHUT ONU HALKIN GÖZÜNDE KÜÇÜK DÜŞÜRME SİLAHINA SAHİP BİR YAPI OLDUĞU İÇİN BİRÇOK DEVLET MEMURU BUNDAN ÇEKİNDİ, birçok insan bundan çekindi. Mesela ihaleye giriyor, hemen emret diyorlar, yerine getiriyorlar, mesela bir işi oluyor, hemen emret diyorlar ve yerine getiriyorlar. Çünkü eğer yapmazsa basında kısa süre sonra aleyhinde bir haber çıkartıyor. Hatta tehdit ettiği yerler akıl almaz yerler olmaya başladı, tam bir mafya örgütlenmesi kurdu ve bununla ciddi şekilde palazlandı ve güç kazandı, ama bunu yaparken de kadrosu komünistlerden, eski komünistlerden oluşuyor bunun. Yani daha çok eski Stalinistlerden, eski Maoculardan oluşan bir ekibi var. Bunların kafası da tabi Türkiyeyi ikiye bölmek. Ta başından beri idealleri buydu. Bunun da işine gelir Türkiyenin ikiye bölünmesi. Çünkü onun Güneydoğu'dan o kadar bir rantı yok. Bu taraftan rantı var, yani Batı tarafından rantı var. Onun için bölünsün ki Türkiye bu daha da rahat böyle Türkiye'yi avucunun içine alabilsin, yani küçük bir Türkiye daha iyi ezebileceği bir yapı olmuş oluyor, daha kontrolüne geçecek bir Türkiye olmuş oluyor. Onun için Doğu Komünist Türkiye Batı Komünist Türkiye olarak iddia edilen Ergenekonun eskiden beri olan hedefine destek olmuştur. Birçok yazı çıkmıştır. Dolaylı yoldan destek çıkmıştır. Komünizmi destekleyerek, Materyalizmi destekleyerek, Darwinizmi destekleyerek el altından destek olmuştur. Ayrıca Türk Milliyetçilerini, dindarları ezme, onların aleyhinde haberler yapma, onları kamuoyunda insanların güya gözünde küçük düşürmeye çalışma gibi yoğun faaliyeti oldu yıllardan beri herkes bunu bilir.
|
Radikal Gazetesi, 23 Şubat 2009

Sayın Başbakanımız'ın 22 Şubat 2009 tarihli Adıyaman mitinginde yaptığı konuşma
Beyefendiler bir de benim üslubumdan rahatsız oluyorlar. Başbakan, milletin diliyle konuşuyor. Efendim, Başbakan medyayla neden kavga ediyormuş, medyaya karşı neden bu kadar sertmiş. Seçim sandığı göründüğünden itibaren karalama kampanyasına başladılar, hakaretler ettiler. En küçük bir eleştiri karşısında hemen basın özgürlüğü deyip ortalığı velveleye veriyorlar. Beyefendi senin basın özgürlüğün olduğu kadar benim de düşünme ve konuşma özgürlüğüm var. Geçmişte bunu yaptılar, bundan fayda devşirdiler. Şimdi de bunu yapmaya çalışıyorlar.
Herkes işini yapacak. Siyasetçi siyaset yapacak. İşadamı işini yapacak. Gazeteci gazeteciliğini yapacak. Siyasetçi siyaseti medyadan taşeronlara devrederse, işadamı medyayı şantaj aracı olarak kullanırsa, medya kendi alanından çıkıp siyasete soyunursa, işte o zaman işler çığırından çıkar. Herkes sorumluluğunu bilecek, herkes mesuliyet alanını bilecek. Bu ülkede hiç kimse imtiyazlı değildir, olamaz. Bu ülkede hiç kimse kanunların üzerinde değildir, olamaz.
|
|
| |
| |
|
| |
903. Krize karşı hediye çeki |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Büyük Haber, 12 Aralık 2008
Adnan Oktar: Materyalist darwinist düşünce otomatik olarak egoist ve bencil ruhu yani bencillik felsefesini getirir. Yani ben kurtulayım kime ne olursa olsun, işte bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın kafası gelişir. Egoistlik çok korkunç bir şeydir. Çok rahatsız edici bir şeydir. Bencil toplumlar, bencil insanlar. Bencil çalışma gurupları egoistçe yaklaştıkları için hep kendi çıkarlarını gözetirler. O zaman tabi kanun ve nizam tanımıyorlar. Yani hak hukuk tanımazlar, güzellik, sevgi, şefkat, merhamet, saygı gibi duyguları çok gereksiz görürler. O yüzden de şu an dünyada görülen bu ekonomik krizde bütün şiddetiyle bu zeminde gelişebiliyor. Halbuki insanlar çok tevekkül olsalar, Allah’a tevekkül etseler, herşeyde bir hayır görseler, merhametli olsalar, komşusunu kendisinden daha çok koruyup kollasalar, komşusu açken tok olan bizden değildir sözünü, Peygamber’imizin bu güzel sözünü güzel bir ahlak kaidesi olarak ele alsalar bambaşka bir ortam olur. Mesela sadaka verilmiyor, zekat aşağı yukarı çok zor, evet, halbuki müslümanlar fakirleri koruyup kollarlar, insanlara iyilik yaparlar. Özellikle borçları affederler, borçların affedilmesi çok önemlidir. Ve korkup hırs yapıp bir şeyi bir yere biriktirmezler, altını, gümüşü, parayı biriktirmezler, onu Allah yolunda kullanırlar, çünkü Allah’tan umarlar geleceğini umarlar. O yüzden şimdi bir kasılma oldu bütün dünyada. Çünkü herkes parasını tutuyor, herkes altını gümüşünü tutuyor, hiç kimse imalat yapmak istemiyor, herkes korku ve tedirginlikle neticeyi bekliyor. Böyle olmaz. Bu bir kollaps bu yani tam anlamıyla bir açmaz. Hastalık bu. BUNUN YENİLMESİ İÇİN ÇOK ACİL OLAN BİR KERE FAKİRLERE BOL BOL PARA DAĞITILMASI GEREKİYOR, ZAM YAPILMASI GEREKİYOR. Yani bu ne olacak diye düşünülmemesi lazım. Çünkü zam yapılınca piyasa hareketlenir, yine devletin kasasına büyük para girer. Piyasa hareketlenmezse devletin kasasına para da girmez. Yani bir yandan devlet akıtırsa bir yandan da para akışı devlete çok yoğun olacaktır. Üretim çok artar. Faizlerin sıfırlanması yani tam anlamıyla bir patlama getirir. Ekonomi adeta böyle şahlanır. Özellikle vergilerin en az yarı yarıya düşürülmesi hatta daha da geri çekilebilir. Bu da piyasayı müthiş şahlandırır.
El Cezire, 13 Aralık 2008
Adnan Oktar: Ama fakir halka maaşlarına zam yaparak alışverişi arttırmak mümkün olabilir, yani piyasa hareketlendirebilinir… özellikle lüks üretim yapan yerlere para aktarımı değil de, halka para aktarımı daha doğru olur, yani fakir halka para aktarımı daha doğru olur.
|
Sabah Gazetesi, 20 Şubat 2009

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Nazım Ekren: "İç talebi sıçratmaya dönük bir uygulama ihtiyacı var. Alacağımız önlem, maliyeti bakımından tek defalık olmalı. Harcama çeki bizim ihtiyacımıza daha uygun görünüyor. İnsanlar tasarrufa yönelmesin diye belirli bir süre içinde harcanabilecek, tasarruf edilemeyecek şekilde verilir."
Ekonomi yönetimi, reel sektörün krediye ulaşmada yaşadığı sorunun ortadan kalktığını ancak düşen iç talep nedeniyle reel sektörün giderek, üretemez hale geldiğini tespit etti. Bu nedenle iç talebin bir defalık ‘şok vuruş’la harekete geçirilmesi planı üzerinde duruluyor.
Vatan Gazetesi, 20 Şubat 2009


Posta Gazetesi, 21 Şubat 2009

|
|
| |
| |
|
| |
904. Arap dünyası birlik olsaydı, Gazze bu duruma düşmezdi |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Ekin TV, 12 Şubat 2009
Adnan Oktar: Tabi, bunun sebebi var AMA MÜSLÜMANLARIN BİRLİK OLMAMASI DA BUNUN SEBEPLERİNDEN BİR TANESİ. YANİ MÜSLÜMANLAR BİRLİK OLSA BUNUN OLMAYACAĞI AÇIK. Yani mesela, ben tek şu küçük parmağımla ben bir şey kaldıramayabilirim. Ama beş parmağımla birden tuttum mu tutar havaya kaldırırım. Müslümanlar tek parmakla hareket ediyor. Böyle olmaz, 5 parmakla pençeyle hareket edecekler. Tuttun mu, söküp alacaklar. Birleşmek farzdır, bölünmek haramdır. Müslümanlar şu an bu haramı işliyorlar bölünme ile. Ve bu farzı da yerine getirmiyorlar, birleşme farzını yerine getirmiyorlar. Allah’ın emridir birleşmek. Allah, şeytandan Allah’a sığınırım, kurşunla kaynatılmış binalar gibi birleşerek mücadele edenleri Allah sever, diyor. Ayrılıp dağılmayın, diyor Allah, ayet var.
|
Farsagency, 22 Şubat 2009

İslami İran cumhurbaşkanı Ahmedinejad BÖLGE ÜLKELERİNİN KARDEŞLİK VE İŞBİRLİĞİNİN DÜŞMANLARIN FİTNE VE KOMPLOLARINA KARŞI TEK MÜCADELE YOLU OLDUĞUNU AÇIKLADI. Ahmedinejad Gazze konusuna da değinerek Fars körfezi ülkeleri Gazze meselesinde birlik olsaydı Gazze halkı katledilmezdi, ifadesini kullandı.
|
|
| |
| |
|
| |
905. Merkez bankası faizleri yine indirdi |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
MPL TV, 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Bu krizden çıkılmasının yolu faizin kaldırılmasıdır. Yani İslami bankacılık tabir edilen bankacılık sistemine dönülmesidir. Yani bütün İngiltere’de, Amerika’da bunun başarılı olduğunu herkes gördü. Şu an krizden tek etkilenmeyen banka sistemi bu. Ve herkes de onlardan kredi alıyor şu an. Hem Amerika’da hem İngiltere’de hem de Avrupa’da bu inceleniyor şu an. Yani buna geçiş düşünüyorlar.
Kaçkar TV, 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Bankaların bu konuyu çok ciddiye alması gerekiyor. Faizin iyice düşürülmesi, sıfıra getirilmesi gerekir.
American Public TV, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: İslam’ın getireceği çözümde bir kere tevekkül vardır, panik yoktur. Bu tip olaylarda panik temel bozucu etkenlerden bir tanesidir. Müslümanlar tevekküllü olduğu için, panik olmayacağı için bir kere panik sorunu ortadan kalkar. İkincisi Müslümanlıkta faiz yoktur. Faizler bu sistemi meydana getirdi. Faizin sıfıra getirilmesi gerekiyor. Yardımlaşma vardır İslam’da. Yani fakirlere yardım etmek, onlara imkan sağlamak, hatta onlara bol bol para vermek, borcu varsa borcunu silmek.
|
Sabah Gazetesi, 21 Şubat 2009

Merkez Bankası’nın önceki gün aldığı karar sonrasında gecelik borçlanma faizleri Para Politikası Kurulu’nun kurulduğu tarihten bu yana gördüğü en düşük seviyeye ulaşmış oldu. Böylece Kurul ilk kez 20 Şubat 2002’de yüzde 57 olarak belirlediği borç alma faiz oranını geçen yedi yılın sonunda yüzde 11.5’e kadar indirmiş oldu.
Kısa vadeli TL faizlerini bu ay da 1.5 puan ile beklentilerin üzerinde indirerek piyasaları bir kez daha şaşırtan Merkez Bankası, piyasalarda oluşabilecek döviz sıkışıklığını aşmak ve bankaları rahatlatmak amacıyla yeni kararlar aldı. Banka döviz depo piyasasında hem faiz oranlarını düşürdü, hem de vadeyi uzattı. döviz depo piyasasında borç verme faiz oranı dolar için yüzde 7'den yüzde 5.5'e, Euro için yüzde 9'dan yüzde 6.5'a düşürüldü. döviz depo piyasasında bankaların kendi aralarındaki işlemlerin vadesi 1 aydan 3 aya uzatıldı.
Akşam Gazetesi, 20 Şubat 2009

Radikal Gazetesi, 21 Şubat 2009

|
|
| |
| |
|
| |
906. Türkiye batmayacak herkes rahat olsun |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Azerbaycan Novoye Vremya, 6 Ekim 2008
Muhabir: Dünyada yaşanan global kriz hakkında ne söylersiniz?
Adnan Oktar: TÜRKİYE’YE HİÇBİR ŞEY OLMAZ. Türk İslam ülkelerine hiçbir şey olmaz. Orada bir bereket ve bolluk olacaktır. Bundan sonra bereket bolluk çağı olacak İnşaAllah. Biz altın çağa giriyoruz Allah’ın izniyle. Türk ülkeleri bundan sonra mutlu olacak, sevinçli olacak, ferahlık içinde olacaklardır. Bu krizlerde geçici olan şeyler, bunlar bizi etkilemez, ama biz tabi Amerika'nın da krize girmesini istemeyiz, Hıristiyanların zor durumda kalmasını istemeyiz. O konuda da elimizden gelen çabayı gösteririz İnşaAllah.
Azerbaycan Yeni Musavvat Gazetesi, 11 Şubat 2009
Adnan Oktar: Bu ekonomik kriz Nuh Tufanı gibi, şimdi Nuh Tufanı başladı. Ekonomik kriz hepsini yutacak. Bunları kurtaracak olan Türk İslam Birliği’dir bir tek onun bereketiyle Allah’ın izniyle kurtulacaklar. Dünyayı da Türk İslam Birliği besleyecek. Genç nüfusuyla, dinamik nüfusuyla, ekonomik gücüyle, askeri gücüyle, manevi gücüyle, sevgi gücüyle terörü durduracak…
|
Taraf Gazetesi, 21 Şubat 2009

Başbakan Erdoğan: 'Efendim Türkiye battı batıyor'. Türkiye batmaz, batmayacak. Kimse buradan kendisine bir şeyler çıkarmaya çalışmasın. Amerika'da bankalar battı, Avrupa'da bankalar ucuza el değiştiriyor. Ama Türkiye'de hamdolsun batan bir tek banka yok şu anda. Hepsi de çalışıyor. Sıkıntılar var, ama 90'lı yıllardaki krizlerde olduğu gibi, 2000, 2001 krizlerinde olduğu gibi eğer şimdi de bir şeyler bekleyenler varsa boşuna bekliyorlar, kusura bakmasınlar."
|
|
| |
| |
|
| |
907. Türkiye ABD ve AB'nin yapamadığını yapıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kıbrıs ADA TV, 1 Ağustos 2008
Adnan Oktar: Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’ın Türkiye’ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistinlilerden gelen heyetler Türkiye ye gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. TÜRKIYE’NIN AĞABEYLİĞI ÇOK HAYATI HALE GELDI ARTIK BU BÖLGEDE. ÇÜNKÜ AMERIKA BU IŞI YAPAMIYOR, AVRUPA DA YAPAMIYOR, RUSYA DA YAPAMIYOR BIR BOŞLUK VAR. BU BOŞLUĞU ANCAK TÜRKIYE DOLDURABILECEK KONUMDA. Buda zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlıdan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.
|
Zaman Gazetesi, 19 Şubat 2009

Bazı Arap ülkelerinin Filistinliler ile uzlaşma girişiminde bulunduklarını ifade eden Esed, uzlaşma görüşmelerinin İstanbul'da yapılmasını önerdi. Esed, Türkiye'nin Ortadoğu barış sürecindeki rolüne dikkat çekerek, "Türkiye, barış sürecinin en önemli ülkesi. Ortadoğu'da ABD ve AB'nin yapamadığını Türkiye yapıyor." dedi. Tüzmen, Esed'in, "Türkiye'siz, Ortadoğu'da barış süreci düşünülemez. Bölgedeki görüşmeler, Türkiye olmadan sonuçlandırılamaz." dediğini aktardı. Tüzmen, Esed'in Başbakan Erdoğan'ın Davos çıkışına destek verdiğini vurgulayarak, "Böylesine onurlu duruş, Türk milletine yakışan tavırdı. Bütün ülkelerin ne yapması gerektiğini gösterdi." dediğini aktardı. Beşşar Esed, Türkiye ile Suriye'nin Irak konusunda birlikte çalışmasını da istedi.
|
|
| |
| |
|
| |
908. Başka bir dünya doğmak üzere |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Hatay TV, 7 Eylül 2008
Muhabir: Hocam, Ortadoğu hep yıllardır savaşlarla anılmakta. Türkiye son yıllarda bütüncül bir politikayla barış ve hoşgörüyü düzene sokmakta bu doğrultuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bu güven ortamını sağlayabildik mi komşularımıza karşı sizce?
Adnan Oktar: Valla, gittikçe Türkiye ağabeyliği yayılmaya başladı herkes kabul ediyor. Mesela, Gürcistan, Ermenistan, yani direk ağabey olarak kabul ediyor Türkiye’yi bu çok güzel. Yani bölge Türkiye’yi seviyor. Türk askerini çok seviyorlar. Yani Türk askerine karşı acaip bir muhabbet var dünyada. Yani çok mübarek bir ordu olarak biliniyor. Bence yollar sonuna kadar açık yani Türk İslam Birliği benim kanaatim en fazla bu 10 yıl içinde çok rahat oluşacak gibi görünüyor. Olacak yani onu da söyleyeyim inşaAllah.
Tasca (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ), 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Hazır. Bir de tarihi şartlar da bunu zorluyor. Şu an bütün İslam ülkeleri ve Türkiye, rahatsız durumda. Türkiye de içinde rahatsız. Mesela; PKK sorunu var, hayat pahalılığı var. Neşesizlik var bizim milletimizde, neşesi kaçtı milletin. İslam ülkeleri de öyle ama Türkiye lider olursa başsız her sistemde bu olur. Başı olmayan bir gövde yaşamıyor. Başı olan bir sistem olduğunda Türkiye liderliği çok güzel yapabilecek bir ülke. Osmanlıdan gelen bir tecrübesi var. Olgun ve yetişmiş kadroları var. Aklı başında, büyük bir idareci sınıfı var Türkiye’de. Bu çok başarılı bir güç demektir, büyük bir güç demektir. Ve buna itiraz eden de yok. İnsanlar mutlu olduktan sonra, Türkiye’nin ağabeyliğinden, liderliğinden büyük bir hizmet aldıktan sonra ve büyük bir fayda gördükten sonra Türkiye’ye niye itiraz etsinler. Türkiye’ye faydası şu olur. Terör durur. Anında durur. Ve zenginleşir Türkiye. Ama İslam ülkelerinde bütün zulüm durur. İsrail’in çektiği şu acı, dünyanın hiçbir ülkesinde olmayabilir. Tevrat’ta onların çekeceği acı belirtiliyor, Musevilerin. Yani şiddetli korku içinde yaşayacakları, acı çekecekleri ile ilgili çok fazla Tevrat izahı var.
|
Sabah Gazetesi, 18 Şubat 2009

Kimileri bunu Başbakanlık Başdanışmanı Büyükelçi Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nun "Türkiye'nin kendi tarihi ve coğrafi kimliğine geri dönmesi" tezleriyle ilişkilendirerek "Neo-Osmanlıcılık" politikalarının işaret fişeği olarak görüyor. Kimileri ise Balkanlar'dan Kafkaslar'a, Ortadoğu'ya kadar geniş ve aşina coğrafyada "Osmanlı barışı"nı yeniden tesis etme hedefinin somut ifadesi diye değerlendiriyor.
Yeni Osmanlıcılık mı?
Bize göre, Ankara'nın vizyonu bu yorumlarla çizilen sınırdan çok daha geniş.
Bu vizyonda ayrıca merhum Turgut Özal'ın çizdiği, günümüz iktidarının yeniden yorumladığı Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar her yerde Türk varlığını, Türkiye'nin gücünü hissettirme iddiası var.
Bu vizyonda Türkiye'nin sahip olduğu sert ve yumuşak güçleri (Silahlı Kuvvetler, ekonomik büyüklük, siyasal istikrar) iyi değerlendirerek "Bölgesel liderlik"ten ilk aşamada "Bölgesel süper liderlik" basamağına yükselmek, oradan da "Küresel liderler ligi"ne atlamak hedefi var.
Bu vizyonda Türkiye'nin de küresel barışın mimarı olması, küresel nüfuz kazanması, küresel sorumluluk üstlenmesi var. Diğer eski, yeni ve küllerinden doğmuş veya doğmakta olan güçlerle birlikte.
Tek kutuplu dünya bitiyor. Son imparatorluk ölüyor. Ama eski imparatorluklar coğrafi veya emperyal iddialarla değil, stratejik konumları ve yeniden elde ettikleri güçleriyle geri geliyorlar. Bir başka dünya doğmak üzere. Tıpkı Roma sonrası olduğu gibi...
|
|
| |
| |
|
| |
909. Filistin'de birlik zamanı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kanal Malatya, 7 Ocak 2009
Adnan Oktar: Müslümanların bölünmüş olması haramdır. Müslümanların birleşmemesi de haramdır. Bu haram işlendiğinde Müslümanların gücü olmaz. Müslümanların birlik olması farz, yani Allah’ın emri. Namaz gibi, oruç gibi farzdır. Bölünmesi de domuz eti yemek, şarap içmek gibi haramdır. Arada bir fark yoktur. Müslümanların birlik ve beraberlik olması halinde bu tarz belalar kesinlikle olmaz ve kökünden de hallolacaktır. Resullullah (sav) bu olayları adeta aynada seyreder gibi seyretmiş, hepsini görmüş ve olduğu gibi anlatmıştır. Müslüman kanının akacağı, bu devirde böyle olaylar olacağı büyük fitneler olacağı kargaşalar olacağı, mazlumların kanının döküleceği hatta çocukların kadınların öldürüleceği, gebe kadınların dahi öldürüleceği çok büyük fitneden bahsetmiştir. Ama bunun arkasından benim evlatlarımdan Mehdi zuhur ettiğinde bütün bunlar tam tersine dönecek, refah, bolluk, huzur, bereket, nezaket, güzellik, estetik çağı gelecek diyor Peygamberimiz (sav). Bunların hepsi olacak.
İzmir Kanal 35, 25 Ocak
Adnan Oktar: Bu, tek başına Türkiye’nin yapacağı bir şey değil. Bu, bütün İslam ümmetinin, Müslümanların birleşerek yani, Türk İslam Birliğini oluşturarak yapacakları bir güç uygulamasıyla neticelenebilir. Arap ülkelerinin birçoğu alenen korkuyor. Bir kere birleşmekten korkuyorlar bir, İsrail’den korkuyorlar iki. İki tane korkuları var. Hâlbuki Müslüman tek bir şeyden korkar, Allah’tan korkar; Allah’ın dışında hiçbir şeyden korkulmaz, bu haramdır. Müslümanların birleşmesi farzdır, bölünmek haramdır. Hem bu haram işlenmiştir, hem bu farz yerine getirilmiyor… Bütün mesele samimi olarak ortaya çıkmakta, İslam Birliğinde bir kere sevgi, şefkat ve merhametin esas olduğunun vurgulanması lazım. Bütün Musevilere, Ermenilere, bütün Hıristiyan mezheplerine tam anlamıyla sahip çıkacağımızın vurgulanması lazım. Bunlar yapıldıktan sonra Türk İslam Birliğinin kapısı sonuna kadar açıktır.
|
Milli Gazete, 4 Şubat 2009

|
|
| |
| |
|
| |
910. Türkiye ekonomisi çok daha iyi olacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Azerbaycan Novoye Vremya, 6 Ekim 2008
Muhabir: Dünyada yaşanan global kriz hakkında ne söylersiniz?
Adnan Oktar: TÜRKİYE’YE HİÇBİR ŞEY OLMAZ. Türk İslam ülkelerine hiçbir şey olmaz. Orada bir bereket ve bolluk olacaktır. Bundan sonra bereket bolluk çağı olacak İnşaAllah. Biz altın çağa giriyoruz Allah’ın izniyle. Türk ülkeleri bundan sonra mutlu olacak, sevinçli olacak, ferahlık içinde olacaklardır. Bu krizlerde geçici olan şeyler, bunlar bizi etkilemez, ama biz tabi Amerika'nın da krize girmesini istemeyiz, Hıristiyanların zor durumda kalmasını istemeyiz. O konuda da elimizden gelen çabayı gösteririz İnşaAllah.
|
Türkiye Gazetesi, 9 Şubat 2009

Küresel finansal krizi önceden tahmin eden İstanbul doğumlu New York Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nouriel Roubini, Türkiye’nin yeni nesil yapısal reformları hızlı gerçekleştirmesi halinde, küresel krizden fazla etkilenmeyeceğini söyledi. Türkiye ekonomisinin dinamik bir ekonomi olduğunun altını çizen Roubini, doğru politikaların sürdürülmesi ve yapısal reformların da tamamlanması halinde, Türkiye ekonomisinin, orta vadede çok daha iyi bir durumda olacağını söyledi.
|
|
| |
| |
|
|
|
| |
 |
|