Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
Ne Demişti, Ne Oldu?
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 1207 Eser
 

941. İran'dan Türkiye'ye ortak pazar çağrısı

Ne Demişti Ne Oldu

Arabnews, 9 Kasım 2008

Adnan Oktar:  İslam Birliği bütün dünya ülkelerini kucaklayan, hepsine sevgiyle bakan, karşısındakini düşman olarak görmeyen, ama kendisine düşman olanı da affedip kendisine dost hale getiren bir sistem. Dolayısıyla böyle bir sistemin düşmanı olmayacaktır. Çünkü bu sistemin düşman olduğu bir ülke yok. Düşman olmadığı için onun da düşmanı olmayacaktır bu sistemin. Türk-İslam Birliği dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirmek amacı ile kurulacaktır. Bunun altyapısı şu an tamamdır. Çünkü bütün İslam ülkeleri, İslam Birliğini istiyor. Yani İslam ülkelerinde bir anket yapılsa halkın %99’unun, %95’inin İslam Birliğini istediğini görürüz. Türk devletlerinde de arandığında da aynı şeyi görürüz. Türk-İslam Birliğini isteyen kişilere sorduğumuzda “Siz istiyor musunuz bunu?” diye eğer anket yaparsak Türk Devletlerinde hepsinin Türk-İslam Birliğini istediğini görürüz ve görüyoruz. Ben bizzat buna şahidim. O yüzden halk bunu istiyor. Sadece üst seviyede siyasilerimizin ikna edilmesi, cesaretlendirilmesi ve  teşvik edilmeleri gerekiyor. Bu her an olabilecek bir şey. Şu an ekonomik çöküntünün olduğu ortamda, hemen şu fikirler ortaya atıldı. GÜMRÜK BİRLİĞİ OLUŞTURALIM. ORTAK PARA BİRİMİ OLUŞTURALIM. ORTAK PAZAR OLUŞTURALIM, GİBİ DÜŞÜNCELER SÜRATLE DEVREYE GİRDİ. Demek ki, İslam Birliğinin altyapısı hazır. Ve kısa sürede de kabul edilecektir, bu inanç, bu düşünceler. Güzel bir şekilde neticelenecektir. Çünkü, bu sistemin düşman gördüğü hiçbir ülke yok.

Tercüman Gazetesi, 29 Ocak 2009




Zaman Gazetesi, 29 Ocak 2009



 
   
 

942. Kavşaktaki ülke Türkiye

Ne Demişti Ne Oldu

Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’ın Türkiye’ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistinlilerden gelen heyetler Türkiye ye gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Bu da zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlıdan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.


Mavi Karadeniz TV, 31 Aralık 2008

Adnan Oktar: Evet, evet, lider mutlaka Türkiye olması gerekiyor. Çünkü hem tecrübesi hem yapısı açısından, hem ahlaki yapısı açısından çok çok mükemmel bir ülkedir, Türkler ve Türkiye. İdeal lider vasıfları taşıdığı için mutlaka Türkiye’nin lider olması gerekiyor. Çünkü konuştuğumuz Türk Devletleri de aynı kanaatteler. Bütün İslam ülkeleri ile de bağlantı halindeyiz. Onlar da bu kanaatteler, buna kimse hayır demiyor zaten. Sadece bunun bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.

Bugün Gazetesi, 21 Ocak 2009



Taraf Gazetesi, 21 Ocak 2009



Guardian yazarı Simon Tisdall'in yazısından:
Gazze'de çatışmalar kontrolden çıkmak üzereyken Türk diplomatları, Şam'da Halid Meşal'le doğrudan görüşüp diğer diplomatların ulaşamayacağı alanlara girebileceklerini gösterdiler… TÜRKİYE'NİN ORTADOĞU'DA NÜFUZUNU BAŞARILI ŞEKİLDE GENİŞLETMESİ YENİ OSMANLICILIK DİYE NİTELENDİRİLİYOR. BU TÜRK DİPLOMASİSİNİN YENİ BİR ALTIN DÖNEME GİRDİĞİ ŞEKLİNDE YORUMLANIYOR.
 
   
 

943. Sayın Cumhurbaşkanı: Türkiye çıkar peşinde değil

Ne Demişti Ne Oldu

Vatan TV, 12 Ocak 2008   Adnan Oktar: Hayır, hayır. Bir lider millete ihtiyaç var. Bizde bin yıllık bir tecrübe var. Hadisler de bunu göstertiyor, olaylar da bunu göstertiyor, tecrübeler de bunu göstertiyor. Yani Türk İslam Birliği, İslam aleminin çok ihtiyacı olan bir birlik. İslam alemini başka yönetecek, Türkiye’nin dışında ağabeylik yapacak da bir ülke de yok. Yani bu kalitede, bu vicdanda, bu akılda, bu dindarlıkta, dini böyle güzel yorumlayan, Ehl-i Sünnet inancını bu kadar güzel uygulayan başka bir ülke yok. Herkes bunu kabul ediyor. Ve bu zordur, yani zor bir göreve talip oluyor. TÜRKİYE’NİN BUNDAN BİR ÇIKARI YOK. HİZMETE TALİP OLACAK TÜRKİYE BURADA. BUNDAN BİR ÇIKARI OLMAZ. Bundan çevre ülkelerin çıkarı olacak. Yani herkesi çıkarı olur. 

Hürriyet Gazetesi, 4 Şubat 2009



Gül, "Arabuluculuk rolünde Türkiye niye kaygılansın? TÜRKİYE ARABULUCU OLUNCA BİR ÇIKAR ELDE ETMİYOR Kİ. TÜRKİYE BİR PRESTİJ, BİR ŞOV PEŞİNDE DEĞİL" dedi. Gül, bu konuda Türkiye'nin değil, anlaşmazlığın taraflarının kaybedeceğini söyledi.
 
   
 

944. İsrail ile Musevi vatandaşlarımız ayrı

Ne Demişti Ne Oldu

İran Seher TV, 3 Ekim 2008

Adnan Oktar: Kuran’da Yahudi kavmi, Museviler şefkat duyulması gereken insanlar olarak belirtilir. Yahudilere genel anlamda, Museviler diyim ben, tabii ki şefkat duyulması lazım yani gerçek dindar bir Musevi samimi olarak dinini yaşamak istiyorsa bu ehli kitaptır. Ve bu insanla gerekirse evlenebilir, kadınlarıyla evlenilebiliyor. Yemeğe çağrılır beraber yemek yenilir, ticari ilişkileri olur yani sosyal bağlantılar tam anlamıyla olur aynı mahallede oturulur. Kardeşçe yaşanır. Bu anlamda Musevilere tam bir şefkat dinin bir gereğidir, bu çok normal bir şey faydalı, ibadet olan bir şey. Ama riskli olan dinsiz Yahudilerin kendilerini dindar gibi göstertip şeytanın etkisiyle ve masonluğun da bağlantısı içerisinde dünyaya zulmetme eğilimleri, bizim sorunumuz bu. Yoksa gerçek dindar, samimi bir Yahudiden kimseye bir zarar gelmez o kendi dinini yaşar. Tevrat’ın emirlerine kendince uymaya çalışır ve İslamiyet de bunları korur Kuran’ın ölçüsü içerisinde korunurlar…


Ekin TV, 2 Şubat 2009


Adnan Oktar: Şimdi şöyle söylenebilir bu, "BEN SİZİ KASTETMİYORUM, BEN ATEİST SİYONİSTLERİ KASTEDİYORUM VE MASONLARI KASTEDİYORUM, BU CİNAYETİ İŞLEYENLERİ KASTEDİYORUM" şeklinde şerh gerekir tabi. Şerhi bilmiyorum Başbakanımız yaptı mı yapmadı mı, tabi kendisi çok daha iyi bilir, çok daha iyi düşünecektir ama, benim nacizane düşüncem, "KATİLLERİ KASTEDİYORUM, ÇOCUK ÖLDÜREN KATİLLERİ KASTEDİYORUM, SİZDEN KASTIM BUDUR, ATEİST SİYONİSTLERDİR. BU CİNAYETİ İŞLEMEKTE PERVASIZ OLANLARDIR. VİCDANSIZCA CİNAYET İŞLEYENLERDİR" şeklinde bir şerh ve açıklama konuyu normal hale getirir.

Milliyet Gazetesi, 4 Şubat 2009




Bugün Gazetesi, 4 Şubat 2009



Gül, "Türkiye'deki Musevi vatandaşlarımız, sen, ben neysek odur. Milletvekili, cumhurbaşkanı olabilir. Onların da bu ülkede hakkı, hukuku vardır. Onlara karşı herhangi bir tavır söz konusu değildir. İSRAİL AYRIDIR. TÜRKİYE'DEKİ MUSEVİ VATANDAŞLARIMIZ AYRIDIR. İSRAİL'İN GAZZE'YE, FİLİSTİN'E YÖNELİK POLİTİKALARI TENKİT EDİLMİŞTİR. Başbakan'ın da yaptığı budur, ki bunu da açıklamıştır. Sakın böyle bir yanlış tavır içerisine hiç kimse girmesin. Musevi vatandaşlarımız, Hıristiyan vatandaşlarımız bu ülkenin vatandaşlarıdır. Bu konuda yanlış yapanları da herkesin ikaz etmesi gerekir.
 
   
 

945. Ortadoğu için Türkiyesiz asla

Ne Demişti Ne Oldu

Ekin TV, 2 Şubat 2009

Adnan Oktar: İslam ülkelerinin bölünmüşlüğü, yani ayrı ayrı olması İsrail için dünyadaki en büyük silahtır. Bir karınca ordusu gibi görüyor Müslümanları onlar, rahatça üstlerinden tanklar geçirilir, kontrolsüzdür rahatlıkla ezilir diye düşünüyorlar. Hakikaten de şu bölünmüşlükle hepsine rahat kafa tutabiliyorlar… En önemli silahı ele geçirmişler… Biz diyorlar, bir İslam ülkesini vurduğumuzda o ülke mutlaka yalnız kalır kimse ona destek olmaz diyorlar. Çünkü adamlar bunu test ediyorlar, mesela Filistin'de sel gibi kan akıtıyorlar, GIK YOK İSLAM ÜLKELERİNİN BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNDE. ADAMLAR HALA HABİRE, İNGİLTERE'DEKİ FUTBOL TAKIMINI SATIN ALMAK, ONLARIN TRANSFERLERİ FALAN O GİBİ KONULARLA İLGİLENİYORLAR… BAKIN İSLAM ÜLKELERİ ÇOK GEREKSIZ BIR KORKU İÇERİSİNDE, BİR ZİLLET İÇERİSİNDE YAŞADILAR PEK ÇOĞU. Cesur olsalardı, akıllı olsalardı Allah onları bu zillet içerisinde yaşatmazdı. TÜRKİYE ŞU AN BİR ASLAN GİBİ KÜKREMİŞTİR… Türkler ahlak olarak çok mükemmel, çok akıllı, zeki, yönetimi çok iyi becerecek, çileye açık, cesur, yaman ve delikanlı bir milettir. Yiğit bir millettir, BU GÖREVİ ANCAK TÜRKLERİN YAPACAĞINI BÜTÜN ARAP ALEMİ DE ŞU ANDA GÖRDÜ VE BU TASDİK OLDU. Demek ki, sözüm doğruymuş. Adamlar bakın şarkı yazmışlar, Araplar, diyor, hepiniz korktunuz, fakat Erdoğan ve Türkler korkmadı diyor. Adam bunu anlatıyor ve herkes, bütün Arap alemi de bunu dinliyor. Kimse böyle şarkı mı olur, yanlış söylüyorsunuz demiyor. Doğru söylüyorsunuz diyorlar. DEMEK Kİ TÜRKLERİN LİDERLİĞİ İDDİAM DOĞRUYMUŞ. Allah bunu da göstertti.

Konya TV, 29 Şubat 2009

Adnan Oktar: TÜRKİYE'NİN GÖREVİ TÜRK İSLAM ALEMİNİN LİDERİ OLMASIDIR. Türk milletine çok büyük görev düşüyor. Türk-İslam aleminin liderliği dünya tarihinin en büyük vazifelerinden birisidir. Türk milletinin en hayati görevlerinden biri budur. YANİ BİZ SIRF TÜRKİYE'Yİ KURTARMAK DEĞİL BÜTÜN TÜRK İSLAM ALEMİNİ KURTARMAKLA GÖREVLİYİZ TÜRK MİLLETİ OLARAK. Türk milleti başka milletlere hakikaten benzemiyor. Bu bir ırkçılık değil. Çok vefalıdır. Güzel huyludur Türkler. İnsancıldır. Çok merhametlidir. Ve müthiş fedakardırlar. Yani gidin bir köye. Misafir olarak bir gidin. Evin en güzel yeri misafire açılır. En güzel yiyecekler misafire getirilir, en güzel yataklar misafire sunulur, en güzel bardaklarda ikram yapılır. Bu ne demek? Demek ki bizim milletimiz egoist değil, bencil değil, sevgi dolu, fedakar, çok çoşkulu bir millettir, Allah için canını vermek için can atar, çok heyecanlı bir millettir. Onun için kimsede Türkiye’ye pek saldırmaya niyet edemiyor dikkat ederseniz. O konuda gözleri çok karadır Türklerin. Çok yamandırlar, yani delikanlı çoşkunluğu vardır üstlerinde... Yani, çok yaman bir millettir. Onun için bu görevi bir an önce deruhte etmeleri gerekiyor. TÜRK İSLAM ALEMİNİN LİDERLİĞİ İÇİN YALVARIYOR TÜRK İSLAM ALEMİ. Bütün Türk devletleriyle biz görüştük. Hemen hemen hepsi Türkiye’nin liderliğini istiyor. Bütün İslam Aleminin ileri gelenleriyle görüşüyoruz onlardan bilgiler alıyoruz. Hepsi yine aynı şekilde Türkiye’nin liderliğini istiyor. Bunu uzatmanın bir alemi yok. Türk devleti, Türk milleti, Türk İslam aleminin artık lideri olması gerekiyor. Bu hayati bir görev bu. Yoksa bunların hepsinin sorumluluğu bize ait olur.

Radikal Gazetesi, 4 Şubat 2009



Cengiz Çandar'ın 4 Şubat 2009 tarihli yazısından:

Tayyip Erdoğan, “Türkiye Başbakanı” sıfatını taşıyarak bu “çirkin fotoğrafı” İsrail Cumhurbaşkanı’na karşı dillendirdiği ANDA TÜRKİYE, ORTADOĞU’DA “MORAL LİDERLİK” KONUMUNA YÜKSELMİŞTİR.

Bunun en tipik örneğini, ezeli Nobel adayı, büyük Arap şair ve yazarı Adonis’in “Türkiye: Kış Uykusundan Çıkan Bölgesel Güç” başlığı ile güncesine dün düştüğü notta görebiliriz. Suriyeli Alevi kökenli, İslamcılığa son derece karşıt görüşleriyle bilinen, uzun yıllar Paris’te yaşadıktan sonra bir süredir Beyrut’ta Lübnan vatandaşı olarak yaşamakta olan Adonis, dün güncesinde şu satırlara yer vermişti:
“Türkiye’nin Başbakanı Erdoğan,  Gazze’deki soykırımı nedeniyle Siyonist Devleti eleştiren hiç kuşkusuz en güçlü lider olmuştur. Erdoğan yönetimindeki TÜRKİYE, ŞU ANDA YAKIN DOĞU’DA BARIŞI, İSTİKRARI VE HAKKANİYETE DAYALI SİYASİ ÇÖZÜMLERİ OLUŞTURMAK BAKIMINDAN AVRUPA’NIN TÜMÜNDEN DAHA GÜÇLÜ DURUMDADIR. Türkiye kendine yeterli bağımsız bir Ulustur ve Ortadoğu’nun tümünü dört yüz yıl boyunca yönetmiştir. Türkiye uzun bir kış uykusundan uyanmış ve bölgede baş güç merkezi olmaya karar vermiştir... Mısır ve Suudi Arabistan gibi sözde ‘ılımlı’ Arap devletleri korku içinde boyunlarını eğmişler ve yeni, canlanmış bir Türkiye’nin beklemedikleri ortaya çıkışıyla kala kalmışlardır...”

Bir Mısırlı siyasal bilimci Hasan Nafai, Davos’ta izlediği manzara üzerine “El-Masri el-Yewm”de (Bugünkü Mısır) bu gözlemi doğrulayan şu duygulara yer vermişti:
 “Heyecan verici sahneyi izedikten sonra, Erdoğan gibi liderlerin tepkisiyle, aynı durumda kalsalar Arap liderlerinin nasıl bir tepki vereceklerini karşılaştırmadan edemedim. İkisinin arasında derin bir fark olacağını düşünmek fazla vakit almadı. Böyle bir karşılaştırma bizim liderlerin aleyhine sonuç verir. Nedeni açık: Bizim liderlerimiz tahtlarına tutunmak şehvetinden ve illegal kanallardan para edinmekten başka hiçbir şeye inanmıyorlar.”
 
   
 

946. Cumhurbaşkanı Gül: İnançsız da rahat yaşayabilmeli

Ne Demişti Ne Oldu

İHA, 6 Nisan 2008

Adnan Oktar: Bunu değerlendirirken tabii iki yönlü olayı değerlendirmek lazım. Bir, topluma laiklik konusunda gerçekten tam bir garanti vermek lazım. Bizim Türkiyemizde dinsiz insanlarımız da var, ateist insanlarımız var, marksistler var. Bunlar da birinci sınıf vatandaştır. Birinci sınıf insanlarımızdır. BUNLARIN RAHAT HAYAT GARANTİLERİNİN VERİLMESİ GEREKİR. Ve bunun çok inandırıcı ve doyurucu verilmesi lazım. Yani siz kendi inançlarınız içinde baskıya uğramadan yaşayabilirsiniz denmesi gerekir. Yani size birinci sınıf vatandaş muamelesi yapılır denmesi gerekir, bu bir. Bu deniyor ama daha iyi denebilir, daha güçlü denebilir. İkincisi ise istikrarı bozmak için birçok girişim var. Birçok etkileme yöntemleri var. Bu etkileme yöntemleri tek bir tane değil. Yani bir olay ile olmuyor bu. Bununla uğraşan partiler de oluyor, dernekler de oluyor, örgütler oluyor, her şey oluyor. Bunların tamamına bütününde bakmak lazım.
 

İran İtimat Gazetesi, 26 Ekim 2008

Adnan Oktar: Laiklik bir konfordur, Müslüman için çok büyük bir konfordur. Laikliğin olduğu yerde münafık olmuyor, bu çok büyük bir nimet. Yani insanlar fikrini dürüstçe açıklıyorlar, dinsizse ben dinsizim diyor, bu bir mertliktir, samimiyetle açık açık söylüyor. Laikliğin olmadığı yerde münafık türer, o zaman adam dinsiz olduğu halde dindar olduğunu, hatta çok takva olduğunu, adeta bir rol yapıyor gibi, bir sanatçı gibi oyun oynayarak etrafını kandırır. Yani bunu kim ister, bu çok çirkin bir şey. DİNSİZ İNSANDIR, VATANDAŞIMIZDIR, BİRİNCİ SINIF İNSANDIR. Gayet normal, dinsiz olabilir ama bunu açıkça söylemesi gerekir. İşte laiklik bu kişinin dinsiz olduğunu açıkça söylemesi hürriyetini sağlar ona. Ayrıca Hıristiyanların da, Musevilerin de çok rahat ve huzur içinde yaşamalarını sağlar. Bu çok önemlidir. Masonlar da bizim vatandaşlarımızdır, Marksistler de bizim vatandaşlarımızdır, hepsi birinci sınıf insandır. Tabiki hür ve bağımsız olarak bu vatanın içersinde, candan bir rahatlık içersinde yaşacaklardır, bu ancak laiklikle mümkün.


Radikal Gazetesi, 6 Şubat 2009


Laiklik ilkesinin Anayasa'ya girişinin 72. Yıldönümünde Cumhurbaşkanı Gül önemli mesajlar verdi. Gül, "İNANÇSIZLAR DA BASKIYA MARUZ KALMADAN YAŞAYABİLMELİ" dedi.
Başbakan Erdoğan, "Laiklik ayrıştırıcı değil birleştirici bir ilke olarak yaşatılmalı."

 
   
 

947. Sayın Abdullah Gül: Birinci mesele İslam dünyasının birlik olması

Ne Demişti Ne Oldu

 

Ekin TV, 2 Şubat 2009

Adnan Oktar: Bakın İslam ülkeleri çok gereksiz bir korku içerisinde, bir zillet içerisinde yaşadılar pek çoğu. Cesur olsalardı, akıllı olsalardı Allah onları bu zillet içerisinde yaşatmazdı. Türkiye şu an bir aslan gibi kükremiştir. Herkesin karnını salladı, ta içini salladı… Demek ki adalet anlayışımız tam… Çocuk öldürtmeyiz biz. Müslümanı, mazlum Müslümanı öldürtmeyiz. "Arkadaş siz bunun bedelini ödersiniz", ödeyelim gel de ödet nasıl ödeteceksen… Onun için cesur olan, adil olan, akıllı olanı Allah korur. Bu millet cesur olarak, adil ve akıllı olarak gereğini yapacaktır. BU ÇIKIŞLAR, BU CESUR VE YİĞİT ÇIKIŞLAR DEVAM EDECEKTİR. VE DAHA KORKUSUZCA TÜRK İSLAM BİRLİĞİNİ AÇIKÇA SAVUNACAKTIR TÜRKİYE. Onun da bedelini göze alacaktır. VE YİĞİTÇE BUNU DA SÖYLEYECEKTİR. Ve gıklarını çıkaramadıklarını göreceksiniz. Cesurca, yiğitçe, delikanlıca bunu söylediğimizde hiçbirşey olmadığını da göreceksiniz. Çünkü güç Allah'ındır, Allah'tan başka hiçbir güç sahibi yoktur. Korkuda Allah bela verir, korkaklara Allah bela verir. Cesuru Allah korur. Müslüman cesur olmakla mükellefitr. Şimdi bu cesaretin arkasından bu cesaretler gelecektir. TÜRK İSLAM BİRLİĞİ CESARETİ GELECEKTİR. Ama bu bir meydan okuma tarzında değil, sevgi, şefkat, merhamet iddiasıyla olacaktır… Bütün Hıristiyanları, bütün Musevileri şefkatle bağrına basan bir sistemle ortaya çıkacağız inşaAllah… Şunu söyleyeyim, istirham ediyorum, rica ediyorum, ALLAH'A GÜVENİP DAYANSINLAR, HÜKÜMET DE YANİ KİM OLURSA OLSUN, TÜRK İSLAM BİRLİĞİ İÇİN NET TAVIR KOYSUNLAR. VE AÇIKLASINLAR BUNU. Hiçbirşey olmaz. Çok imanlı, yiğit millet hepimiz arkalarındayız. TÜRK İSLAM BİRLİĞİ OLUŞTUĞUNDA, İSRAİL'İN KAN AKITMASI DURACAKTIR, FİLİSTİNLİLERİN ÇEKTİĞİ AZAP DURACAKTIR. İSRAİL RAHAT EDECEKTİR, DİNDAR MUSEVİLER RAHAT EDECEKTİR, HIRİSTİYANLAR RAHAT EDECEKTİR HERKES RAHAT EDECEKTİR. Bunu gecikmesi demek bu acıların devamı demektir. Türk İslam Birliği'nin oluşmasını istemeyen, her kim olursa olsun, bu meydana gelen acılarda manevi sorumluluk altında olur.

Adnan Oktar: Yani MUSEVİLERİ HİÇ KİMSEYE BIRAKMAYIZ. 144 bin Musevi dışında, bütün Musevileri yok etmeye yönelik hem Hıristiyan aleminde bazı cahillerin ve hem masonların, ateist Siyonistlerin böyle bir planı var. TEK BİR TANESİNİN KILINA DOKUNDURTMAYIZ MUSEVİLERİN. Mesela Filistin'e karşı yapılan bir zulüm nasıl var, nasıl orada hamiyetimiz kabarıyor, nevrimiz dönüyor. Musevilere de birşey yapıldığında yine nevrimiz döner. En az bu tepkiyi o olaya da göstertiriz, yine yeri yerinden oyanatırız… Hepsinin mutlu, huzurlu ve güzel yaşamalarını sağlayacağız inşaAllah Musevilerin, çünkü Peygamber neslidir, Hz. İbrahim neslidir, onlar bizim canımız ciğerimiz kardeşlerimizdir. Tüylerine dokundurtmayız Allah'ın izniyle. Ama Filistin'de yapılan bu zulmü kim yaptıysa, bu zalimlere de bunun hesabını mutlaka sorarız.


Yeni Şafak Gazetesi, 8 Şubat 2009

 

Erdoğan Filistin'in tek vucut olmasının önemine işaret etti. Gül de, Abbas'a aynı mesajı verdi. FİLİSTİNLİLER KADAR İSLAM DÜNYASININ DA BİRLİK BERABERLİK İÇİNDE OLMASINI İSTEDİ.

Türkiye Gazetesi, 5 Şubat 2009

 

Cumhurbaşkanı Gül: ACILARI SEYRETMEKLE KALMAMALI, BUNDAN SONRA AYNI ACILARI DUYMAMAK İÇİN TEDBİRLER ALMALIYIZ. Bölünme bağımsız Filistin devletinin temeline konulmuş en büyük dinamittir. BİRİNCİ MESELE FİLİSTİNLİLERİN VE İSLAM DÜNYASININ BİRLİK OLMASI, BİRLİKTE HAREKET EDEBİLMESİDİR.

 
   
 

948. Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı: İnançsız da huzur içinde yaşamalı

Ne Demişti Ne Oldu

 

Erzincan Can TV, 14 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Denir ki “Laiklikten dönme asla mümkün değildir. Marksistler, ateistler, Alevisiyle, Sünnisiyle, Kürtüyle, Çerkeziyle, Lazıyla hepimiz bir kardeşiz. Bir bütünüz. Bunun böyle olduğu kesindir. Herkesin hukuku, kanunu çok titiz kollanacaktır, korunacaktır. ÖZELLİKLE “ATEİSTLER, MARKSİSTLER, DİNE İNANMAYANLAR SON DERECE RAHAT ETSİNLER” DENMESİ GEREKİR VE GEREKİRSE BUNLA İLGİLİ KANUN ÇIKARILMASI GEREKİR. Ve hiçbir şekilde de laiklikten ödün verilmeyeceğine dair kanun çıkartılabilir, anayasaya maddeler konabilir. O zaman içinde vesvese olanlar da rahatlarlar. Yani öyle yatıştırıcı kanunlar, yatıştırıcı anayasa maddeleri daha iyi olur. Yoksa çocuklarının başını örtmesi, vatandaşların camiye gitmesi, bunlardan bir şey olmayacağı belli yani bir tedirginlik burada biraz gereksiz. Ama tabii Allah esirgesin yani dini böyle taşkın yorumlayıp, sapkın yorumlayıp, böyle delice bir şeriat anlayışına sahip olan kişiler çıkabilir. Yani onun şeriat anlayışı bambaşkadır. Asıp kesmedir, doğramadır. Hayatı cehenneme çevirmedir. Sanatı, estetiği, bilimi ortadan kaldırmadır. Böyle anormal insanlar var. Böyle tehlikeli insanlara karşı bir önleyici çalışma yapılabilir. MESELA İSLAM ALİMLERİ ÇIKIP BU KONUDA BİR GARANTİ VEREBİLİRLER. BUNA AİT AÇIKLAMALAR YAPILABİLİR. Müslüman, dindar olan insanlar bu konuda sohbet toplantıları yapabilir ve özellikle de kanun maddeleri çıkartılabilir. Böylece insanlar da rahatlarlar. Hakikaten hepimiz için bir tehlikedir. Yani adamlar “irtica tehlikedir” diyor. Bizim için tehlike değil mi, bize de tehlike. Müslüman için de tehlike. Hangi Müslüman ister, asıp kesen doğrayan psikopatların ortada gezmesini, dimi, hayatı cehenneme çevirmelerini, sanatı, estetiği, bilimi ortadan kaldırmalarını, hangi Müslüman ister? Aklı başında hiçbir Müslüman istemez. Zaten hemfikiriz o konuda. Aynı düşünüyoruz. Ama bir bağlantı, diyalog eksikliği var. Bunun ortadan kaldırılması ve bunun sağlanması gerekiyor.


Hürriyet Gazetesi, 6 Şubat 2009


 

Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu: "İNANÇLA İLGİSİ OLMAYAN İNSAN BİLE BU ÜLKEDE RAHAT VE HUZUR İÇİNDE YAŞAYABİLMELİ. Açılımların siyasi bir yanı yoksa TÜRKİYE'DEKİ BU GERİLİM ORTAMINI RAHATLATMAYA YÖNELİKSE TABAN BULUR."

 
   
 

949. Türkler bölgede gücünü arttıracak

Ne Demişti Ne Oldu

 

Çay TV, 23 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Herkes samimi olarak inansın gerçekten TÜRKİYE İYİYE GİDİYOR VE GERÇEKTEN SÜPER DEVLET OLACAĞIZ. Türkiye hiç tarihte olmadığı derecede büyük bir devlet olacak. Türk İslam Aleminin lideri olacak inşaAllah. Bu tarihi misyonun başlangıç aşamalarındayız. Ve bütün dünyayı, anarşiden, terörden sıkıntıdan azaptan, her türlü acıdan kurtaracak bir milletir Türk milleti. Gerçekten çok asil efendi, böyle çileyle, acıyla yoğrulmuş bir millettir ve dünyayı yönetmeye dünyaya faydalı olmaya yönelik bir ruhu vardır. Allah o görevi bu millete vermiş görünüyor inşaAllah. Çok yakın zamanda bunu göreceğiz inşaAllah.

 

Mardin Kanal 47, 28 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Türkiye’ye hiçbir şey olmaz. TÜRKİYE, ORTADOĞU, BALKANLARIN, İSLAM ALEMİNİN, TÜRK ALEMİNİN EN BÜYÜK ÜLKESİ OLACAK. LİDER ÜLKESİ OLACAK. Türk - İslam birliği kurulacak. Türk –İslam birliğinin de lideri olacak Türkiye. Kaderde tabi Allah bir çok olay meydana getirmiş. Mesela, ahir zamanda olacak olayları Peygamber zaten bildirmiş. Şu şunla savaşacak diyor peygamber. Şu olaylar olacak, şu olaylar olacak hepsi anlatılmış.


Türkiye Gazetesi, 6 Şubat 2009


 

İstihbarat dergisi Stratfor, TÜRKİYE'NİN BALKANLAR'DAN KUZEY AFRİKA'YA KADAR UZANAN COĞRAFYADA SÖZ SAHİBİ OLACAĞINI YAZDI.
Dergisnin kurucusu George Friedman'ın kaleme aldığı, "Erdoğan'ın çıkışı ve Türk devletlerinin geleceği" başlıklı yazıda, TÜRKİYE'NİN, GÜCÜNÜ MÜSLÜMANLARI DESTEKLEYEREK DAHA DA ARTTIRABİLECEĞİ, TARİHİ KİMLİĞİNİ KULLANARAK BALKANLAR'A RAHATLIKLA GİREBİLECEĞİ İFADE EDİLDİ. Dergide, Türkiye'nin etkisini Arap rejimlerini şekillendirmek için güneye doğru uzatacağı hatta Kuzey Afrika'ya kadarki olayları etkileyen bir deniz gücüyle yoğunlaşabileceği belirtildi.

 
   
 

950. Musevilerin inancı ve güvenliği bizim garantimiz altında

Ne Demişti Ne Oldu

Albaghdadi TV, 30 Nisan 2008

Adnan Oktar: Laik sistem içerisinde, dinin anlatılması İslam’ın anlatılması ve yaşanması taraftarıyım, bunda herkesin huzurlu olacağını düşünüyorum çünkü bir toplumda dinsiz de vardır YAHUDİ DE VARDIR HIRİSTİYAN DA VARDIR. ONLARIN DA HAKKI VARDIR. ONLAR DA BİRİNCİ SINIF VATANDAŞTIR ve hatta değişik mezhepler vardır. Mesela Aleviler vardır Caferiler vardır hepsi bizim kardeşimizdir. Hepsine derin bir muhabbet duyarız ve onların hiç bir şekilde mağdur edilmesini gönlümüz kabul etmez. Zaten ben o tip bir mezhep ayrımında Aleviyi Caferiyi de hepsini bir görüyorum yani hepsini kardeşim olarak görüyorum. Bir tek ehli kitap Kuran’da belirtildiği gibi ehl-i kitaptır onlar. Ama onlar da bizim Kuran’da kardeşimizdir, dostumuzdur. Onların da hakkı hukuku vardır. Onlarda da dostluk ve sevgi bağı içerisinde yaşamamız gerekir.

 

 

Endonezya Antara Haber Ajansı, 16 Eylül 2008

Muhabir: Altınçağ’da diyor, ideal İslam yapısı inşaAllah beşyüz sene önce olduğu gibi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında olduğu gibi, bütün dindar olsun-olmasın Hıristiyanlar, Kitap Ehli’nin hep birlikte yine birlikte yaşabileceği, huzur içinde yaşayabileceği bir ortam mı oluşturacak acaba?

Adnan Oktar: Evet, evet. Özellikle o şekilde. EHLİ KITAP olan Hıristiyanlar, Ermeniler, Ortodokslar, Katolikler, Protestanlar, Museviler, Ortodoks Museviler, ateistler, masonlar, budistler HEPSI BU ORTAM İÇERİSİNDE HUZUR, GÜVENLİK, TAM BİR CAN GÜVENLİĞİ İÇERİSİNDE, tam bir huzur içerisinde, tam bir ekonomik refah içerisinde kardeşçe ve dostça yaşayacaklar.


Sabah Gazetesi, 4 Şubat 2009

Erdoğan Musevi vatandaşlara da şöyle seslendi: "Bu ülkenin tarihinde hiçbir zaman antisemitizm olmamıştır… Cemaat onursaş başkanı ile telefonla görüştüm. 'Herhangi bir sıkıntı olduğu anda telefonumu arayın, anında görüşürüz' dedim. ONLARIN GÜVENLİĞİ VE İNANCI BİZİM GARANTİMİZ ALTINDA. BU ÜLKENİN HER FERDİ, DİNİNE, IRKINA, DİLİNE BAKILMAKSIZIN BİRİNCİ SINIF VATANDAŞTIR."

 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121